SIEM projeleri genellikle yanlış sayıyla kapanıyor: bağlanan kaynak sayısı. Oysa satın alma kararını belirleyen üç sayı başkadır - saniyedeki olay sayısı (EPS), olay başına bayt ve saklama penceresi. Bu üçü ölçülmeden alınan her teklif, birbiriyle karşılaştırılamayan birimlerle fiyatlanıyor; sonra lisans tavanı aşıldığında ya log kısılıyor ya da bütçe dışı taşma faturası geliyor. Bu yazı EPS'ten günlük hacme, oradan otuz günlük sıcak depolamaya ve lisans modelinin kırılma noktasına giden aritmetiği kuruyor, sonunda da o aritmetiği ayakta tutacak bakım yükünü FTE cinsinden hesaplıyor.
Baştan bir ayrım yapmak gerekiyor. Türkiye'de birçok ihale şartnamesi log yönetimi ile SIEM arasındaki farkı yazmıyor; ikisi aynı satırdan isteniyor. Log yönetimi 5651 sayılı Kanun kapsamındaki trafik bilgilerinin saklanmasını ve gerektiğinde sorgulanabilmesini sağlar. SIEM bunun üzerine korelasyon, kural yönetimi ve alarm katmanı ekler. Aynı hacmi iki farklı amaç için ölçüyorsunuz: biri saklama yükümlülüğü, diğeri tespit süresi. Bütçeyi belirleyen de ikincisi oluyor, çünkü arama hızı ve sıcak depolama maliyeti orada başlıyor.
Bu metnin omurgası ölçülebilir beş kalem: günlük hacim, tepe/ortalama oranı, saklama katmanlarının dağılımı, bakım saati ve yanlış pozitif yükü. Hepsi aynı yöntemle kuruluyor: önce birim tanımı, sonra aritmetik, sonra o aritmetiğin hangi iddiayı taşıyamayacağı.

Uzaktan İzleme Teklifleri
Sphnix ile başlayın ve mSpy ile Eyezy'yi karşılaştırın.
Satın alma sorusu "kaç EPS" değil, "hangi soruya kaç saniyede cevap"
SIEM dört soruyu hızlı cevaplamak için alınır: kim yaptı, ne değişti, ne dışarı çıktı, ne neyle konuştu. Bu dört sorunun her biri farklı bir kaynak sınıfına yaslanır ve farklı bir hacim üretir. Kimlik kaynakları az hacim, yüksek değer üretir; çevre güvenlik duvarının reddettiği her paketi loglayan yapılandırması ise yüksek hacim, düşük değer üretir. Bir kurumda log hacminin yüzde kırkının güvenlik açısından neredeyse hiçbir şey söylemeyen bir akıştan geldiğini görmek nadir değil.
Bu yüzden kapasite planlaması bir envanter sayımıyla değil, bir soru listesiyle başlıyor. On ile on beş arasındaki soruyu yazın, her soruya hangi kaynağın cevap verdiğini işaretleyin, sonra o kaynakların hacmini ölçün. Ters sırayla gidildiğinde - önce elde ne varsa bağlanıp sonra soru sorulduğunda - ortaya çıkan tablo genellikle şu oluyor: kırk kaynak bağlı, dört sorudan ikisi cevaplanamıyor, lisans tavanının yüzde sekseni harcanmış.
Kapasite kararının bir de sahibi olmalı. Aynı ölçümü üç farklı taraf farklı sayılarla yapıyor: ağ ekibi cihaz arayüzündeki göstergeyi okuyor, uygulama ekibi dosya boyutunu ölçüyor, tedarikçi ise teklif tablosundaki "tahmini" satırı kullanıyor. Üç sayı da doğru olabilir, çünkü üçü farklı şeyi ölçüyor: saniyedeki mesaj, günlük sıkıştırılmış dosya ve lisans birimi. Karşılaştırılabilir tek yol, hepsini aynı birime çevirmek.
Lisansa girmeden önce ölçülecek üç sayı
Ölçüm protokolü kısa: on dört gün, beş dakikalık kovalar, hafta içi ve hafta sonu ayrı. On dört gün çarpı günde 288 kova, 4.032 ölçüm noktası eder. Bu sayı, tek bir günün ortalamasının neden yetersiz olduğunu da gösteriyor: 4.032 kovanın yarısı ortalamanın üstünde, yani ortalamaya göre alınan bir lisans tanımı gereği günün yarısında tavanı aşıyor. Tavanı ortalamaya değil, ölçülen tepe değere ve üstüne eklenen büyüme payına göre koymak gerekiyor.
| Ölçülecek | Nasıl ölçülür | Yanıltıcı olan | Lisans kararına etkisi |
|---|---|---|---|
| Ortalama EPS | 14 gün, 5 dk kova, hafta içi/hafta sonu ayrı | Tek günün ortalaması; ay sonu ve kampanya haftaları | Günlük hacmi ve depolamayı belirler |
| Tepe EPS | 5 dk kovaların p99 değeri, günlük tepe ile birlikte | Cihaz arayüzündeki "anlık" değer | EPS bazlı lisans tavanını belirler |
| Olay başına bayt | Üretici başına ortalama; syslog başlığı dahil | Ham dosya boyutunun olay sayısına bölünmesi | EPS ile GB/gün arasındaki köprü |
| Kaynak sayısı ve değişim hızı | Aylık eklenen/kaldırılan kaynak; bulutta ölçekleme aralığı | Bugünkü envanter | Cihaz başına lisanslanan modellerde tavan |
| Saklama penceresi | Kaynak sınıfı başına; arama ve arşiv ayrı | Tek bir "iki yıl" rakamı | Depolama katmanlarının dağılımını belirler |
Ölçümün bir de negatif tarafı var: bir kaynağın üretmediği log. Ölçüm sırasında her kaynağın son olay zaman damgasını kaydedin. On dört günün sonunda hiç olay üretmemiş bir kaynak, kapasite tablosunda sıfır satırı olarak görünür ve kimse ona bakmaz - oysa o satır, projenin en pahalı kör noktası.
EPS'ten GB/güne: 450 baytlık olayın günlük karşılığı
Köprü tek bir formül: günlük ham hacim = EPS x olay boyutu (bayt) x 86.400 / 1.000.000.000. 450 bayt, syslog başlığı, zaman damgası ve anahtar-değer alanları eklenmiş tipik bir güvenlik duvarı ya da kimlik doğrulama olayı için makul bir orta değer; kendi ölçümünüzde bu sayı 250 ile 1.200 bayt arasında değişebilir ve modeli iki katına çıkarabilir.
| EPS (450 bayt) | Veri hızı | Günlük olay | Ham GB/gün | Dizinli (2,2x) | Sıkıştırılmış (8:1) | 30 gün sıcak |
|---|---|---|---|---|---|---|
| 500 | 0,2 MB/s | 43,2 milyon | 19,4 GB | 43 GB | 5,3 GB | 160 GB |
| 2.000 | 0,9 MB/s | 172,8 milyon | 77,8 GB | 171 GB | 21,4 GB | 642 GB |
| 5.000 | 2,2 MB/s | 432 milyon | 194,4 GB | 428 GB | 53,5 GB | 1,6 TB |
| 20.000 | 9,0 MB/s | 1,73 milyar | 777,6 GB | 1,71 TB | 213,8 GB | 6,4 TB |
| 60.000 | 27,0 MB/s | 5,18 milyar | 2,33 TB | 5,13 TB | 641,5 GB | 19,2 TB |
Tabloda dikkat edilmesi gereken sütun sonuncusu değil, üçüncü ile dördüncü arasındaki fark. 5.000 EPS'te günde 432 milyon olay üretiliyor; bu sayı tek başına bir anlam taşımıyor çünkü hiçbir analist 432 milyon satıra bakmıyor. Anlam taşıyan şey, o 432 milyon olaydan kaçının bir kurala çarptığı ve kaç uyarı ürettiği. Kapasite planlaması bu yüzden iki katmanlı: hacim lisansı belirliyor, uyarı yükü insan kaynağını belirliyor. İkincisini kırmızı takım ölçüm protokolünde kurduğumuz analist hesabıyla birleştirmek gerekiyor: günde 200 uyarı, analist-saat başına 10-12 triyaj ile 16,7-20 saat, yani 2,08-2,5 FTE. Tek bir 7/24 nöbet koltuğu ise yılda 8.760 saat / 1.600 verimli saat = 5,47 FTE.
Bu iki katmanın ayrı hesaplanması, ihale şartnamelerindeki en yaygın hatayı da açıklıyor: "SIEM lisansı + 1 SOC analisti" satırı. Lisans, 432 milyon olayın hacmini satın alıyor; bir analist ise o hacimden çıkan uyarıların yalnızca küçük bir bölümünü triyaj edebiliyor. Aradaki fark ne lisansla ne de eğitimle kapanıyor; ya kural sayısı düşürülerek ya da kapsam daraltılarak kapatılıyor.
Tepe/ortalama oranı: lisans tavanını kim ödüyor
Ortalama ile tepe arasındaki fark, lisans modelinin sessiz vergisi. Aşağıdaki profil 24 saatlik gerçekçi bir kurumsal gün: gece düşük, mesai başlangıcında kimlik doğrulama fırtınası, öğle arasında düşüş, öğleden sonra ikinci tepe.
| Saat aralığı | Süre | EPS | Olay katkısı |
|---|---|---|---|
| 00:00-07:00 | 7 saat | 900 | 22,7 milyon |
| 07:00-09:00 | 2 saat | 4.200 | 30,2 milyon |
| 09:00-12:00 | 3 saat | 6.800 | 73,4 milyon |
| 12:00-13:00 | 1 saat | 3.900 | 14,0 milyon |
| 13:00-18:00 | 5 saat | 6.400 | 115,2 milyon |
| 18:00-20:00 | 2 saat | 2.600 | 18,7 milyon |
| 20:00-24:00 | 4 saat | 1.300 | 18,7 milyon |
| Toplam | 24 saat | ortalama 3.392 | 293,0 milyon |
Ortalama 3.392, tepe 6.800: tepe/ortalama oranı 2,0. Günün 10 saati 4.000 EPS'in üstünde. Şimdi iki tavanı karşılaştırın. 5.000 EPS tavanlı bir lisans ölçülen ortalamanın 1,47 katı; yani kullanılmayan kapasite için ödeme yapılıyor ve buna rağmen 09:00-12:00 arasında tepe değerin yalnızca yüzde 73,5'inde kalınıyor, o üç saatte bir sıçrama tavanı aşabilir. 7.000 EPS tavanlı lisans güvenli, ama ölçülen ortalamanın iki katından fazlasını ödüyor. Doğru soru "hangi tavan" değil, "tavan aşıldığında ne oluyor".
Taşma davranışının üç biçimi var ve üçü farklı şeyi bozuyor. Kısma: tavan aşıldığında platform gelen olayı atıyor - tam da olay anında kanıt kaybı, üstelik sessizce. Geciktirme: olay kuyruğa alınıyor, gecikme büyüyor; 40 dakika gecikmeli bir alarm müdahale süresi değil, arşiv kaydı. Taşma fiyatlaması: hacim geçiyor, bütçe öngörülemez oluyor; kampanya haftasında gelen fatura planlanmamış bir kalem. Şartnameye yazılacak cümle kısa: tavan aşıldığında hacim kısılmayacak ve geciktirilmeyecek, aşım süresi ile miktarı aylık raporlanacak, ek bedel varsa birim fiyatı sözleşmede yazılı olacak.
Üç lisans modeli ve her birinin kırılma noktası
Türkiye piyasasında karşılaşılan üç model var: EPS, günlük GB ve cihaz/varlık. Üçü de aynı ürünü farklı bir değişkene bağlıyor, dolayısıyla üçü de farklı bir davranışı ödüllendiriyor.
| Model | Neyi fiyatlıyor | Nerede kırılıyor | Hangi kurumda doğru | Sözleşmede sorulacak |
|---|---|---|---|---|
| EPS tavanı | Anlık işleme hızını | Mevsimsel tepe; cihaz yazılım güncellemesi sonrası log patlaması | Hacmi yıl içinde düz seyreden, tepe/ortalama oranı 2'nin altında olan kurum | Ölçüm 5 dk ortalama mı, 1 sn tepe mi? Aşımda ne oluyor? |
| Günlük GB | Saklanan ve işlenen hacmi | Yüksek hacimli ama yüksek değerli kaynaklar (proxy, DNS, akış); kısma başlıyor | Kaynak hacmi dalgalı, saklama katmanı ayrı satın alınan kurum | Ham mı sıkıştırılmış mı sayılıyor? Dizin dahil mi? |
| Cihaz / varlık | Kapsamdaki uç noktayı | Konteyner, VDI ve otomatik ölçekleme; aynı iş yükü 200 "cihaz" oluyor | Sabit uç nokta sayısı olan, bulut kullanmayan kurum | Konteyner pod'u cihaz sayılıyor mu? Kapatılan cihaz lisansı düşüyor mu? |
Modellerin hiçbiri diğerinden üstün değil; üstün olan, sizin ölçtüğünüz profile uyan model. Ölçüm yapılmadan verilen kararın tipik sonucu şu: tepe/ortalama oranı 2 olan bir kurum EPS modelinde tavanı tepeye göre alır, ortalamanın iki katını öder; aynı kurum GB modelinde gürültülü kaynağı kapatarak faturayı yarıya indirir ve farkında olmadan "ne dışarı çıktı" sorusunun tek kaynağını kaybeder. İkinci senaryo daha pahalı, çünkü tasarruf edilen para lisans kaleminde, kaybedilen şey ise bir olayı bir hafta boyunca açıklayamamak.
İki teklifi karşılaştırmak: ortak birim TL/GB-gün
Bir EPS tavanı ile bir GB tavanı yan yana konduğunda fiyat karşılaştırması yapılamıyor, çünkü birimler farklı. Çözüm basit: her iki teklifi de tavanın günlük hacme karşılığını hesaplayıp TL/GB-gün birimine indirmek. Aşağıdaki iki teklif varsayımsaldır, pazar fiyatı iddiası değildir; yöntemi göstermek için kurulmuş bir çifttir. Ölçülen yük her ikisinde de aynı: ortalama 3.392 EPS, 450 bayt, günde 131,9 GB.
| Kalem | Teklif A (EPS tavanı) | Teklif B (GB tavanı) |
|---|---|---|
| Tavan | 5.000 EPS = 194,4 GB/gün | 200 GB/gün = 5.144 EPS |
| Yıllık bedel | 480.000 TL | 540.000 TL |
| Tavanda TL/GB-gün | 6,76 TL | 7,40 TL |
| Ölçülen yükte TL/GB-gün | 9,97 TL | 11,22 TL |
| Tavanın ölçülen yüke oranı | 1,47x | 1,52x |
| Aşımda davranış | Tepe saatte kısma (09:00-12:00 arası risk) | 45 TL/GB ek bedel, kısma yok |
| Tepe günü maliyeti | 264,4 GB istek, 194,4 GB işlenir: 70 GB kayıp | +64,4 GB x 45 TL = 2.897 TL |
| Yılda 12 tepe gün | 840 GB kayıp, 0 TL | 34.767 TL ek bedel |
Tabloyu okumanın doğru yolu şu: A, ölçülen yükte GB başına yüzde 12,5 daha ucuz - yılda 60.000 TL - ama bu indirimi tepe saatlerde veri kaybıyla ödüyor. 12 tepe günde 840 GB kayıp, olay başına 450 baytla yaklaşık 1,87 milyar olay eder. Bir fidye yazılımı olayının ilk üç saati tam olarak o pencerede geçiyorsa, 60.000 TL'lik indirim olayın kronolojisini kurulamaz hâle getiriyor. Karar bu yüzden "hangisi ucuz" değil, "hangi hatayı taşıyabilirim" sorusuna dönüşüyor; aynı mantığı fidye yazılımı sonrası veri kurtarma akışında da kurmak gerekiyor, çünkü orada eksik saat doğrudan geri dönüş süresine yazılıyor.
Saklama katmanları: 30 sıcak, 180 ılık, 730 soğuk
Saklama maliyeti tek bir sayı değil, üç katmanın dağılımı. Katmanları mutlak fiyatla değil göreli endeksle kurmak daha dürüst, çünkü donanım ve bulut fiyatları kurumdan kuruma değişiyor; aşağıdaki endeksler sıcak katmanı 1,00 kabul ediyor. Önemli olan mutlak sayı değil, politikaların birbirine oranı.
| Katman | Tipik pencere | Arama davranışı | Göreli birim maliyet | Hangi soruya hizmet eder |
|---|---|---|---|---|
| Sıcak | 30 gün | Saniyeler; tam metin ve alan araması | 1,00 | Şu anda ne oluyor |
| Ilık | 180 gün | Dakikalar; sınırlı alan, gecikmeli arama | 0,35 | Geçen ay ne oldu, eğilim ne |
| Soğuk | 730 gün | Saatler; nesne deposundan geri yükleme | 0,06 | Denetim, hukuki talep, karşılaştırma |
Bu endekslerle dört saklama politikasının toplam maliyeti şöyle çıkıyor (30 günlük sıcak-only politika = 1,00):
| Politika | Toplam endeks | 1,00'e oran | Yorum |
|---|---|---|---|
| 30 gün sıcak, arşiv yok | 30,0 | 1,00x | En ucuz; 31. gün hiçbir şey kanıtlanamaz |
| 30 sıcak + 180 ılık + 730 soğuk | 136,8 | 4,56x | 24 kat saklama, 4,6 kat maliyet |
| 90 sıcak + 730 soğuk | 133,8 | 4,46x | Ilık katman olmadan aynı toplam |
| 730 gün tamamı sıcak | 730,0 | 24,33x | En pahalı; arama hızı için ödenen bedel |
Tablodaki en kullanışlı satır üçüncüsü: 90 gün sıcak artı arşiv, üç katmanlı politikanın toplamına neredeyse eşit. Yani ılık katmanı kurmanın gerekçesi para değil, arama hızı. Bu, şartname tartışmalarında sık karışan bir noktayı düzeltiyor: "arşiv var, o zaman ılık katmana gerek yok" cümlesi bütçe açısından doğru, operasyon açısından yanlış - arşivden geri yükleme saatler sürdüğü için olay müdahalesi sırasında kullanılamıyor. Toplam politika maliyetinin yalnızca yüzde 21,9'u ilk 30 günde; geri kalanı, kimsenin bakmadığı ama hukuken gerekli olan kuyrukta.
Dizin ve sıkıştırma: ham bayt ile yerleşen bayt aynı şey değil
Teklif tablolarındaki "GB" üç farklı şeyi gösterebiliyor: ham bayt, dizinlenmiş bayt ve sıkıştırılmış bayt. Aradaki fark, satın alınan disk miktarını iki katına çıkarabilecek kadar büyük. Ölçümümüzde ham hacim 194,4 GB/gün; tipik bir arama altyapısı bu hacmi yaklaşık 2,2 katına şişirip dizinliyor, sonra 8:1 oranında sıkıştırıyor.
| Aşama | Katsayı | Günlük (5.000 EPS) | 30 gün sıcak | Not |
|---|---|---|---|---|
| Ham olay akışı | 1,0x | 194,4 GB | 5,8 TB | Kablo üzerindeki hacim |
| Ham + dizin | 2,2x | 428 GB | 12,8 TB | Alan aramasının bedeli |
| Sıkıştırma 4:1 | 0,55x | 107 GB | 3,2 TB | Metin ağırlıklı kaynaklarda alt sınır |
| Sıkıştırma 8:1 | 0,28x | 53,5 GB | 1,6 TB | Tekrarlı syslog alanlarıyla elde edilir |
| Olay boyutu 900 bayt | 2,0x | 388,8 GB ham | 3,2 TB sıkıştırılmış | Alan zengin kaynaklarda gerçek durum |
Bu tablodan çıkan iki karar var. Birincisi, sözleşmede "GB" tanımını yazmak: ham mı, sıkıştırılmış mı, dizin dahil mi. Aynı yük üç tanımla 1,6 TB ile 12,8 TB arasında görünüyor - aradaki fark satın alma bedelini doğrudan belirliyor. İkincisi, sıkıştırma oranının garanti edilmemesi: 4:1 ile 8:1 arasındaki fark, otuz günlük sıcak katmanı iki katına çıkarıyor. Yeni bir kaynak sınıfı (örneğin JSON formatında zenginleştirilmiş akış kayıtları) eklendiğinde sıkıştırma oranı düşüyor ve kapasite sessizce tükeniyor.
Bu yüzden boyutlandırma tek seferlik değil. Üç ayda bir ölçülmesi gereken üç şey var: gerçekleşen sıkıştırma oranı, dizin büyümesi ve yeni eklenen kaynakların olay boyutu. Üçü de izlenmezse, teklif tablosunda 1,6 TB olan sıcak katman bir yıl içinde 4 TB'lik bir disk talebine dönüşüyor ve kimse nedenini açıklayamıyor.
Ayrıştırıcı bakımı bir FTE satırıdır
Lisans ve depolama tartışması bittiğinde geriye kalan şey, sistemi ayakta tutan saatler. Bu saatler ihale şartnamesinde genellikle "eğitim ve destek" başlığı altında tek satıra sıkıştırılıyor; gerçekte ise ayrıştırıcı bakımı, kural bakımı ve ayarlama toplantılarından oluşan bir yıllık yük.
Model 62 kaynak üzerine kurulu. Ayrıştırıcıların yılda yaklaşık dörtte biri log formatı değişikliği nedeniyle bozuluyor - üretici güncellemesi, alan adı değişikliği, yeni bir modül açılması. Her bozulma ortalama 6 saatlik teşhis ve düzeltme demek: 62/4 = 15,5 olay x 6 saat = 93 saat.
| İş kalemi | Hesap | Yıllık saat |
|---|---|---|
| Ayrıştırıcı onarımı | 62 kaynak x 1/4 format değişimi x 6 saat | 93 |
| Kural bakımı | 140 kural x 4 çeyrek x 25 dakika | 233 |
| Ayarlama toplantısı | 52 hafta x 1,5 saat | 78 |
| Toplam çalışma yükü | 404 saat | |
| FTE karşılığı | 404 / 1.720 verimli saat | 0,24 FTE |
| İlk kurulum (tek seferlik) | 62 x 3 saat ayrıştırıcı + 140 x 2 saat kural | 466 saat = 58 iş günü |
404 saat, bir kişinin dörtte biri. Kulağa küçük geliyor, ama bu sayının iki özelliği var. Birincisi, bölünemiyor: 93 saatlik ayrıştırıcı onarımı yıl boyunca rastgele dağılmış, çoğu kez olay müdahalesinin tam ortasına düşüyor - format bozulduğunda kör kalan kaynak, tam da o gün bakılan kaynak. İkincisi, bu saatler SOC analistinin saatlerinden farklı bir yetkinlik istiyor: regex, alan eşlemesi, kaynak üreticisinin dokümantasyonu. Aynı kişiye hem triyaj hem ayrıştırıcı bakımı yüklenirse, olay yoğun haftalarda ilk düşen kalem ayrıştırıcı bakımı oluyor ve bozuk ayrıştırıcı bir sonraki olaya kadar fark edilmiyor.
Şartnameye yazılacak karşılığı: ayrıştırıcı bakımı için yıllık asgari saat taahhüdü ve bozulma tespit süresi. "Ayrıştırıcı bozulduğunda kaç saat içinde düzeltilir" sorusunun cevabı sözleşmede yoksa, pratikte cevap "bir sonraki olayda" oluyor.
Kural envanteri: 140 kuralın yıllık bedeli ve dağılımı
Kural sayısı bir olgunluk göstergesi değil; kuralın ürettiği uyarı ile bakım saatinin oranı gösterge. 140 kuralın günde 500 uyarı ürettiği bir kurulumda kural başına ortalama 3,57 uyarı düşüyor - ama dağılım ortalama etrafında değil. Uyarıların yüzde 78'i 12 kuraldan geliyor: o 12 kural kural başına günde 32,5 uyarı üretiyor, kalan 128 kural ise toplamda 110 uyarı, yani kural başına 0,86.
| Kural grubu | Kural sayısı | Günlük uyarı | Kural başına | Yıllık bakım (25 dk x 4) | Triyaj yükü/gün |
|---|---|---|---|---|---|
| Gürültülü 12 kural | 12 | 390 | 32,5 | 20 saat | 26,0 saat |
| Orta grup | 48 | 88 | 1,83 | 80 saat | 5,9 saat |
| Sessiz grup | 80 | 22 | 0,28 | 133 saat | 1,5 saat |
| Toplam | 140 | 500 | 3,57 | 233 saat | 33,4 saat |
Tablodaki asimetri kararın kendisi: 12 kural, yıllık bakım saatinin yüzde 8,6'sını alıp triyaj yükünün yüzde 78'ini üretiyor. Bu 12 kuralı kapatmak yanlış cevap, çünkü çoğu gerçek bir davranışı yakalıyor. Doğru cevap, üç aşamalı bir ayar: eşiği yükseltmek (örneğin 5 dakikada 20 başarısız oturum yerine 10 dakikada 40), tekrar bastırma (aynı kullanıcı, aynı kaynak, aynı kural için 30 dakikalık pencere) ve bağlam eklemek (kimlik doğrulama uyarısını yalnızca ayrıcalıklı hesap veya yeni cihaz koşuluyla üretmek). Üçünün toplam etkisi tipik olarak yüzde 60-75 aralığında uyarı azaltması; aynı 140 kural, aynı kapsam, üçte biri kadar gürültü.
Yanlış pozitif oranı bir maliyet kalemidir
Yanlış pozitif oranı genellikle bir kalite metriği olarak konuşuluyor; oysa doğrudan bir FTE kalemi. Hesap basit: günlük uyarı sayısı çarpı yanlış pozitif oranı çarpı triyaj süresi. Analist-saat başına 15 uyarı triyajı, yani uyarı başına 4 dakika kabul edelim.
| Yanlış pozitif oranı | Günlük gürültü | Günlük triyaj | Yıllık saat | FTE |
|---|---|---|---|---|
| %92 | 460 | 1.840 dk = 30,7 saat | 11.193 | 6,51 |
| %85 | 425 | 1.700 dk = 28,3 saat | 10.342 | 6,01 |
| %70 | 350 | 1.400 dk = 23,3 saat | 8.517 | 4,95 |
| %92'den %70'e fark | -110 | -7,3 saat | -2.677 | -1,56 |
Yirmi iki puanlık bir yanlış pozitif azaltması 1,56 FTE kazandırıyor. Bu, ayarlama çalışmasının neden bir "iyileştirme projesi" değil bir kapasite yatırımı olduğunu gösteriyor: yarım FTE'lik bir ayarlama emeği, bir buçuk FTE'lik triyaj yükünü siliyor. Aynı aritmetiği tespit oranı tarafında kurmak da mümkün - tespit oranı protokolünde kullandığımız güven aralığı mantığı, burada "yüzde 92 yanlış pozitif" iddiasının 500 uyarıda ne kadar oynak olduğunu da gösteriyor: 500 uyarıda 40 puanlık fark, ölçüm hatasından değil, gerçek değişimden geliyor.
Buradaki tuzak, yanlış pozitifi düşürmenin yanlış yolla yapılması. Eşiği yükselterek gürültüyü azaltmak kolay, ama aynı eşik gerçek pozitifin de bir kısmını kesiyor. Bu yüzden ayarlama sonrası iki sayı birlikte raporlanmalı: uyarı sayısı ve kural başına yakalanan gerçek olay sayısı. Yalnızca birincisini raporlayan bir SOC, altı ay içinde sessiz ve mutlu bir panele sahip oluyor.
Sessiz kaynak: log akmayı bıraktığında kim fark ediyor
Kapasite tablosunun en tehlikeli satırı sıfır. Bir kaynak log göndermeyi bıraktığında iki şey oluyor: o kaynakla ilgili alarmlar susuyor, ve "alarm yok" durumu "sorun yok" olarak okunuyor. Bu, saldırganın en ucuz hamlesi - log gönderimini kesmek için özel bir yetenek gerekmiyor, ajanı durdurmak ya da portu kapatmak yeterli.
Çözüm kalp atışı izleme: her kaynak için beklenen olay sayısı aralığı tanımlanır ve bu aralığın dışına çıkıldığında uyarı üretilir. 62 kaynak, 5 dakikalık yoklama ile günde 17.856 kontrol demek - bu bir insan işi değil, platformun kendi işi, dolayısıyla lisans kapsamında sorulması gereken bir yetenek.
| Kaynak sınıfı | Beklenen (mesai içi) | Tolerans | Sessizlik süresi | Neden bu eşik |
|---|---|---|---|---|
| Güvenlik duvarı | 4.200 EPS | %15 | 5 dakika | Hiçbir kurumsal ağ 5 dakika tamamen sessiz kalmaz |
| Etki alanı denetleyicisi | 40 kimlik doğrulama/dk | %30 | 10 dakika | Gece düşük taban var, sıfır değil |
| VPN | 90 oturum/saat | %50 | 60 dakika | Hafta sonu sıfıra yaklaşabilir |
| Uç nokta ajanı | 1.400 istemci x 1 olay/saat | %10 | 30 dakika | İstemci sayısı bilinen bir sabit |
| Bulut denetim kaydı | 600 olay/saat | %40 | 15 dakika | Toplu iş saatlerinde dalgalanır |
Bu tablonun ikinci sütunu aslında bir envanter iddiası: 1.400 uç nokta varsa ve saatte 1.400 olay gelmiyorsa, ya istemcilerin bir kısmı ölü ya da toplama katmanı bozuk. Bu sayı, tedarikçi riski değerlendirmesinde de işe yarıyor: bir tedarikçinin uzaktan erişim ağ geçidinin sessiz kalması, sözleşmede tanımlı bir olay sayılıyor mu?
Kalp atışı izlemenin bir maliyeti var: yanlış sessizlik alarmı. Bakım penceresi, ağ değişikliği, istemci güncellemesi - hepsi meşru sessizlik üretiyor. Bu yüzden tolerans ve süre ayarı, sessizlik alarmını kapatmaya değil, bakım takvimiyle eşleştirmeye yönelik olmalı. Aksi hâlde ekip üçüncü haftada sessizlik alarmlarını kapatıyor ve izleme kâğıt üzerinde kalıyor.
Saklama süresi: 5651, 6698 ve "iki yıl" varsayımı
Türkiye'de log saklama tartışması neredeyse her zaman "iki yıl" rakamıyla başlıyor. Bu rakamın nereden geldiğini ayırmak gerekiyor, çünkü tek bir kaynaktan gelmiyor ve kaynaklar farklı şeyler söylüyor.
| Dayanak | Kime uygulanır | Söylediği | Boyutlandırmaya etkisi |
|---|---|---|---|
| 5651 sayılı Kanun md.5 | Yer sağlayıcı ve erişim sağlayıcı | Trafik bilgilerinin yönetmelikte belirlenen süre boyunca saklanması; süre bir yıldan az, iki yıldan fazla olmamak üzere | Yalnızca hizmet sağlayıcıysanız bağlayıcı; kurum içi ağ için doğrudan uygulanmaz |
| 6698 sayılı Kanun md.12 | Veri sorumlusu | Verinin hukuka aykırı işlenmesini önlemek için teknik ve idari tedbirler | Süre değil, gerekçe yükümlülüğü; süre politikada tanımlanır |
| 6698 md.4/2-d | Veri sorumlusu | Belirli, meşru ve ölçülü amaç; amaçla bağlantılı süre | Süreyi uzatmanın gerekçesini yazmak zorunlu |
| 6698 md.9 | Yurt dışına aktarım yapan | Aktarım şartları; yeterlilik kararı veya uygun güvenceler | Bulut SIEM'de saklama bölgesi seçimini belirler |
Yani "iki yıl" bir kanun maddesi değil, bir uygulama alışkanlığı: 5651'in hizmet sağlayıcıya yüklediği yükümlülüğün kurum içi ağa taşınması. KVKK tarafında ise süre, amaçla bağlantılılık ilkesinden türüyor; süreyi uzatmanın gerekçesini yazmak zorundasınız. Pratik sonucu şu: 730 günlük bir saklama kararının arkasında "denetim ve olay incelemesi" gerekçesi olmalı ve bu gerekçe politikada yazılı olmalı. Gerekçe yoksa 730 gün savunulamıyor, gerekçe varsa 730 gün savunulabilir - ama bu kez de 730 günün maliyetini taşımanız gerekiyor.
Bu ayrım boyutlandırmada doğrudan para demek. Tablodaki üçüncü politika (90 gün sıcak + 730 gün soğuk) ile birinci politika (30 gün, arşiv yok) arasındaki fark 4,46 kat. Gerekçeyi yazmadan 730 güne çıkmak, her yıl ödenen ve kimsenin sorgulamadığı bir kalem üretiyor; gerekçeyi yazıp 90 güne inmek ise denetim sorusuna verilecek cevabı zayıflatıyor. Doğru hamle, kaynak sınıfına göre ayrıştırmak: kimlik ve yetki olayları uzun, ağ akışı kısa. Aynı yaklaşımı KVKK teknik tedbirler ve kanıt rehberinde kurduğumuz kanıt zinciriyle birlikte okumak gerekiyor - orada saklamanın kendisi değil, saklananın kanıt olarak değeri ölçülüyor.
Bulut SIEM ve yurt dışı aktarım: md.9 hangi soruyu soruyor
Yönetilen SIEM hizmetlerinin çoğu veriyi yurt dışındaki bir bölgede işliyor ve bu, KVKK md.9'un konusu. Soru "bulut olur mu" değil; hangi veri, hangi bölgede, hangi güvence ile. Ayrım kaynak sınıfına göre yapılıyor: ağ akışı ve sistem logu kişisel veri içerebilir (kullanıcı adı, IP, e-posta), kimlik doğrulama logu neredeyse her zaman içerir.
Boyutlandırma açısından bulut modelinin iki ek kalemi var. Birincisi, çıkış trafiği: günde 131,9 GB yükleme ayda yaklaşık 3,96 TB ediyor; bazı sağlayıcılar yüklemeyi ücretsiz, sorgu sonuçlarının indirilmesini ücretli sayıyor ve olay müdahalesi sırasında yapılan geniş aramalar bu kalemi şişiriyor. İkincisi, saklama bölgesi: aynı politikanın iki farklı bölgede iki farklı fiyatı olabiliyor, üstelik md.9 kapsamındaki güvence yükü de bölgeye göre değişiyor.
Pratik karar kuralı: kişisel veri içeren kaynaklar (kimlik, e-posta güvenliği, uç nokta) için bölge ve güvence sorusunu sözleşmede netleştirin; ağ akışı ve teknik sistem logları için hacim optimizasyonuna öncelik verin. Bu ayrım, e-posta güvenliği denetimi gibi kişisel veri yoğun kaynaklarda doğrudan md.9 tartışmasına dönüşüyor.
Bütünlük kanıtı: 432 milyon olayı imzalamanın ucuz yolu
Log saklamanın hukuki değeri, saklananın değiştirilmediğini kanıtlayabilmeye bağlı. Her olayı tek tek imzalamak teknik olarak mümkün, ama pahalı: 5.000 EPS'te günde 432 milyon imza demek, saniyede 20.000 imza hızıyla bile günde 6 saatlik işlemci yükü.
Ucuz yol, toplu damgalama: olaylar 5 dakikalık bloklara ayrılır, her bloğun özeti (kök hash) hesaplanır ve her kök, bir önceki kökü de içerecek şekilde zincirlenir. Günde 288 blok, yılda 105.120 imza. Tek bir olayın varlığını kanıtlamak için o olayın ait olduğu bloktaki 1,5 milyon olayın köküne giden yol - yaklaşık 21 hash - yeterli.
| Yöntem | Günlük imza | Yıllık imza | İşlemci yükü | Kanıtladığı |
|---|---|---|---|---|
| Olay başına imza | 432.000.000 | 157,7 milyar | Günde 6 saat (20 bin imza/s) | Her olayın tek tek bütünlüğü |
| 5 dakikalık Merkle bloğu | 288 | 105.120 | Saniyeler | Blok içeriğinin ve sırasının değişmediği |
| Saatlik blok | 24 | 8.760 | Önemsiz | Aynı, ama 1 saatlik blokta 18 milyon olay |
Buradaki tasarım kararı blok boyutu. Blok küçüldükçe kanıt güçleniyor (daha az olay aynı köke bağlı), imza sayısı artıyor. 5 dakika, çoğu kurum için doğru denge: bir olayın zaman çizgisini 5 dakikalık dilimlerle kanıtlamak yeterli, imza yükü ise önemsiz. Önemli olan nokta, zincirin dışarıda tutulması - kök hash'ler SIEM'in kendi veritabanında durursa, veritabanını değiştirebilen biri zinciri de yeniden üretebilir. Köklerin ayrı bir ortamda (WORM depolama ya da kurum dışı bir zaman damgası servisi) tutulması gerekiyor.
Kabul kriterleri: "kuruldu" ile "çalışıyor" arasındaki fark
Projenin kapanış toplantısında tartışılacak liste kısa olmalı. Aşağıdaki sekiz madde, bu yazıdaki aritmetiğin sözleşmeye dönüşmüş hâli; her biri ölçülebilir ve her biri teslimattan sonraki 30 gün içinde kanıtlanabilir.
| # | Kriter | Ölçüm | Eşik |
|---|---|---|---|
| 1 | Ölçülmüş kapasite | 14 gün, 5 dk kova, ortalama/p99/tepe | Üç sayı yazılı; lisans tavanı p99'un üstünde |
| 2 | Kaynak tamlığı | Envanterdeki kaynak / olay gönderen kaynak | %100; sessiz kaynak sayısı 0 |
| 3 | Taşma davranışı | Tavan aşımı testi (yapay hacim) | Kısma yok, gecikme 60 saniyenin altında |
| 4 | Ayrıştırıcı doğruluğu | Alan eşlemesi testi, kaynak başına 20 örnek | Kritik alanlarda (kullanıcı, kaynak IP, eylem) %98 |
| 5 | Kural performansı | Kural başına günlük uyarı | Hiçbir kural günde 40 uyarının üstünde değil |
| 6 | Sessizlik izleme | Kaynak sınıfı başına kalp atışı kuralı | 62/62 kaynakta tanımlı |
| 7 | Saklama kanıtı | 31., 181. ve 731. gün sorgu testi | Üç pencerede de sonuç dönüyor |
| 8 | Bütünlük | Blok kökü zinciri ve dış tutma | Kökler SIEM dışında; doğrulama betiği çalışıyor |
Bu sekiz maddenin ortak özelliği, hiçbirinin "ekran görüntüsü" ile kanıtlanamaması. Hepsi bir sorgu, bir test ya da bir sayaç istiyor. Kabul toplantısında ekran görüntüsüyle geçen madde, altı ay sonra "neden çalışmıyor" sorusunun cevabı oluyor.
Aylık ölçülecek beş sayı
Kapasite planlaması yılda bir yapılan bir çalışma değil; aylık beş sayının takibi. Bu beş sayı, lisans yenileme görüşmesine girmeden önce elinizde olması gerekenler.
| Sayı | Nereden | Ne zaman alarm | Hangi kararı besler |
|---|---|---|---|
| Ortalama ve p99 EPS | Toplama katmanı, 5 dk kova | p99, tavanın %80'ini geçtiğinde | Yenileme tavanı, büyüme payı |
| Sıkıştırma oranı | Depolama katmanı | 8:1'den 5:1'e düştüğünde | Disk talebi, katman dağılımı |
| Günlük uyarı ve yanlış pozitif | Vaka yönetimi | Yanlış pozitif %85'in üstünde | Ayarlama bütçesi, FTE |
| Sessiz kaynak sayısı | Kalp atışı izleme | Sıfırdan farklı olduğunda | Kapsam doğruluğu, tedarikçi |
| Saklama penceresi testi | 30/180/730 gün sorgu | Herhangi biri boş döndüğünde | Uyum kanıtı, arşiv doğrulama |
Bu beş sayı bir arada tutulduğunda, SIEM tartışması "aldık mı almadık mı" ekseninden çıkıp kapasite yönetimine geçiyor. Sonraki adım genellikle tespit içeriğinin kendisi oluyor: hangi saldırı tekniğinin hangi kaynakla görülebildiği. O eşlemeyi DDoS azaltma rehberindeki katman ayrımıyla ve olay müdahale planındaki aşamalarla birlikte kurmak gerekiyor; SIEM bu üç metnin kesişiminde anlam kazanıyor.
Sık sorulan sorular
SIEM için kaç EPS yeter? Tek bir doğru sayı yok, çünkü EPS bir lisans birimi, bir gereksinim değil. Kendi ölçümünüzü yapın: 14 gün, 5 dakikalık kova, hafta içi ve hafta sonu ayrı. Lisans tavanını ortalamaya değil p99'un üstüne koyun. Tipik bir kurumsal profilde ortalama 3.392 EPS ile tepe 6.800 EPS arasındaki fark iki kat; ortalamaya göre alınan lisans günün yarısında tavanı aşıyor.
Günlük kaç GB log üretiyoruz, nasıl hesaplarım? Günlük ham hacim = EPS x olay boyutu (bayt) x 86.400 / 1.000.000.000. 5.000 EPS ve 450 bayt için 194,4 GB/gün çıkıyor. Bu sayıyı dizin katsayısıyla (yaklaşık 2,2x) çarpıp sıkıştırma oranına (tipik 8:1) bölerseniz gerçek disk ihtiyacını bulursunuz: 53,5 GB/gün, 30 gün için 1,6 TB.
EPS bazlı lisans mı, GB bazlı lisans mı? Ölçtüğünüz profile bağlı. EPS modeli anlık işleme hızını, GB modeli saklanan hacmi fiyatlıyor. Karşılaştırmanın tek yolu her iki teklifi TL/GB-gün birimine indirmek. Tepe/ortalama oranı 2'nin üstündeyse EPS modelinde kullanmadığınız kapasiteyi ödüyorsunuz; kaynak hacminiz dalgalıysa GB modelinde gürültülü ama değerli bir kaynağı kapatma baskısı başlıyor.
Logları kaç yıl saklamak zorundayız? 6698 sayılı Kanun tek bir süre yazmıyor; süre, amaçla bağlantılılık ilkesinden türüyor ve politikada gerekçelendirilmesi gerekiyor. "İki yıl" pratikte 5651 md.5'in hizmet sağlayıcılara yüklediği yükümlülüğün kurum içi ağa taşınmış hâli. 730 günlük bir kararın arkasında denetim ve olay incelemesi gerekçesi yazılı olmalı; yoksa süre savunulamıyor, var olduğunda ise maliyetini taşımanız gerekiyor.
Neden 30 gün sıcak, 180 gün ılık, gerisi arşiv? Çünkü maliyetin yüzde 78'i sıcak katmanda. Göreli endeksle 30 gün sıcak-only politika 1,00 ise, 30+180+730 politikası 4,56 kat, 730 gün tamamı sıcak ise 24,33 kat. 90 gün sıcak artı arşiv de 4,46 kat çıkıyor - yani ılık katmanın gerekçesi para değil, arama hızı.
Kaç kişilik ekip gerekir? İki ayrı hesap yapın. Triyaj: günlük uyarı x yanlış pozitif oranı x uyarı başına süre. 500 uyarı, %92 yanlış pozitif, 4 dakika triyaj = günde 30,7 saat, yani 6,51 FTE. Bakım: ayrıştırıcı onarımı, kural gözden geçirme ve ayarlama toplantıları 62 kaynak ve 140 kuralda yılda 404 saat, 0,24 FTE. İki sayı birbirinden bağımsız; biri azaltıldığında diğeri kendiliğinden düşmüyor.
Yanlış pozitif oranını düşürmek neden önemli? Çünkü doğrudan FTE. Oranı yüzde 92'den yüzde 70'e indirmek, aynı 500 uyarı hacminde yılda 2.677 saat kazandırıyor - 1,56 FTE. Bu, yarım FTE'lik bir ayarlama emeğinin bir buçuk FTE'lik triyaj yükünü silmesi demek. Ancak iki sayı birlikte raporlanmalı: uyarı sayısı ve yakalanan gerçek olay sayısı.
Bulut SIEM KVKK açısından sorun mu? Sorun "bulut" değil, md.9 kapsamındaki aktarım şartları ve verinin işlendiği bölge. Kimlik, e-posta güvenliği ve uç nokta kaynakları kişisel veri yoğun; ağ akışı ve teknik sistem logları daha az. Karar kuralı bu ayrımı izlemeli: kişisel veri yoğun kaynaklarda bölge ve güvence sözleşmede netleşsin, teknik loglarda hacim optimizasyonu öne çıksın.
Log bütünlüğünü nasıl kanıtlarız? Her olayı tek tek imzalamak gerekmiyor: 5.000 EPS'te bu günde 432 milyon imza ve 6 saatlik işlemci yükü demek. Olayları 5 dakikalık bloklara ayırıp her bloğun kök hash'ini bir öncekine zincirlemek günde 288 imza üretiyor. Kritik nokta köklerin SIEM dışında tutulması; aksi hâlde veritabanını değiştirebilen biri zinciri de yeniden üretir.
Sphnix izleme paneli
Mesajları, konumu, sosyal medya ve etkinlik sinyallerini yetkili bir panelden takip edin.
Sphnix’i dene →Sorularınız mı var? Uzmanlarımız yardıma hazır.
Ücretsiz danışma için bize ulaşın →Sık sorulan sorular
Günlük ham hacim = EPS x olay boyutu (bayt) x 86.400 / 1.000.000.000. 5.000 EPS ve 450 bayt için 194,4 GB/gün. Bu sayıyı dizin katsayısıyla (yaklaşık 2,2x) çarpıp sıkıştırma oranına (tipik 8:1) bölerseniz disk ihtiyacı çıkıyor: 53,5 GB/gün, 30 gün için 1,6 TB.
6698 sayılı Kanun tek bir süre yazmıyor; süre amaçla bağlantılılık ilkesinden türüyor ve politikada gerekçelendirilmesi gerekiyor. 'İki yıl' pratikte 5651 md.5'in hizmet sağlayıcılara yüklediği yükümlülüğün kurum içi ağa taşınmış hâli. 730 günlük kararın arkasında denetim ve olay incelemesi gerekçesi yazılı olmalı.
İki ayrı hesap yapın. Triyaj: uyarı sayısı x yanlış pozitif oranı x uyarı başına süre; 500 uyarı, %92 yanlış pozitif, 4 dakika = günde 30,7 saat, 6,51 FTE. Bakım: 62 kaynak ve 140 kuralda yılda 404 saat, 0,24 FTE. İki sayı bağımsız; biri azaldığında diğeri kendiliğinden düşmüyor.
Doğrudan FTE kazandırır. Oranı %92'den %70'e indirmek aynı 500 uyarı hacminde yılda 2.677 saat, yani 1,56 FTE. Yarım FTE'lik ayarlama emeği bir buçuk FTE'lik triyaj yükünü siliyor. Ancak iki sayı birlikte raporlanmalı: uyarı sayısı ve yakalanan gerçek olay sayısı.
Her olayı tek tek imzalamak gerekmiyor: 5.000 EPS'te bu günde 432 milyon imza ve 6 saatlik işlemci yükü demek. Olayları 5 dakikalık bloklara ayırıp her bloğun kök hash'ini bir öncekine zincirlemek günde 288 imza üretiyor. Kökler SIEM dışında tutulmalı; aksi hâlde veritabanını değiştirebilen biri zinciri de yeniden üretir.

