Tedarik zinciri saldırısı, güvenlik duvarınızı aşan bir olay değil; sizin seçtiğiniz bir ilişkinin içinden gelen bir olay. Bu yüzden savunma tarafındaki asıl soru "tedarikçiye ne kadar güveniyoruz" değil, "tedarikçi bizim ortamımızda ne kadar ileri gidebiliyor". Türkçe kaynaklarda bu sorunun cevabı genelde iki uçta duruyor: hukuk bürolarının tedarikçi sözleşmesinin hukuki çerçevesini anlatan makaleleri ve ürün satan firmaların "on madde" listeleri. İkisinin arasındaki boşluk tam olarak burası: bir tedarikçiyi diğerinden öne almanızı sağlayacak puanlama, sözleşmeye yazılacak cümle ve denetimde masaya konacak belge.
Bu metin o üç şeyi kuruyor. Ama önce iki cümleyi netleştirmek gerekiyor, çünkü Türkiye'de tedarikçi riskinin hukuki zemini sanıldığından daha sıkı.
Tedarikçi sorumluluğu devretmiyor: iki cümle, tek sonuç
6698 sayılı Kanun'un 12. maddesinin ikinci fıkrası kısa ve zorunlu: veri işleyen, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini ve verilere hukuka aykırı erişilmesini önlemek ile verilerin muhafazasını sağlamak amacıyla, veri sorumlusunun aldığı tedbirlere uygun olarak gerekli her türlü teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü. Yani hizmet aldığınız bulut sağlayıcısı, çağrı merkezi, e-fatura entegratörü veya yazılım evi sizin yerinize geçmiyor; sizin yanınıza ekleniyor. Kurum'un Kişisel Veri Güvenliği Rehberi'nde bu konu ayrı bir başlık olarak duruyor: 2.5, "veri işleyenler ile ilişkilerin yönetimi", ve istediği şey bir niyet beyanı değil, sözleşme eki, denetim hakkı ve son denetim raporu.

Uzaktan İzleme Teklifleri
Sphnix ile başlayın ve mSpy ile Eyezy'yi karşılaştırın.
İkinci cümle 19.03.2025 tarihli 7545 sayılı Kanun'dan geliyor. Kanun siber güvenlik yükümlülüklerini sayarken tedarikçiyi ayrı bir başlık olarak ele alıyor ama sayısal bir süre yazmıyor; "en kısa sürede" gibi bir ifadeyle yetiniyor. Bu, uygulamada şu anlama geliyor: süreyi kanun değil, sizin sözleşmeniz belirler. Sözleşmede "makul süre içinde bildirir" yazıyorsa, ihlal anında elinizde ölçülebilir hiçbir şey yok. Saat cinsinden bir süre yazıyorsanız, hem tedarikçinin hem sizin ilk adımınız belli.
| Dayanak | Ne diyor | Pratikte istediği belge |
|---|---|---|
| KVKK md.12/2 | Veri işleyen, veri sorumlusunun aldığı tedbirlere uygun tedbirleri almakla yükümlü | Veri işleyen sözleşmesi + ek teknik tedbir listesi |
| KVKK md.9 (7499 ile değişik) | Yurt dışına aktarım için yeterlilik kararı ya da uygun güvence | Dört standart sözleşme türünden biri ve 5 iş günü içinde Kurum bildirimi |
| Rehber 2.5 | Veri işleyenlerle ilişkilerin yönetimi | Sözleşme eki, denetim hakkı maddesi, son denetim raporu |
| Rehber 3.4 | Verilerin bulutta depolanması: bölge, anahtar, log sahipliği | Bulut sözleşmesi, bölge ayarı çıktısı, anahtar yönetimi kaydı |
| 7545 md.7 | Siber güvenlik yükümlülükleri, sayısal süre yok | Olay bildirim prosedürü ve süreyi tanımlayan iç yönerge |
| TBK md.115 | Ağır kusurdan doğan sorumluluğun önceden kaldırılması hükümsüz | "Tüm sorumluluk tedarikçide değildir" tipi maddelerin ayıklanması |
Son satır çoğu sözleşme kontrolünde atlanıyor. Tedarikçinin standart sözleşmesinde "hiçbir koşulda dolaylı zararlardan sorumlu değildir" yazıyorsa, bu madde sizin için bir güvence değil, bir boşluk. Türk Borçlar Kanunu md.115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan doğan sorumluluğunu önceden kaldıran veya sınırlandıran anlaşma hükümleri kesin olarak hükümsüzdür; ama bunu ihlalden sonra mahkemede tartışmak, ihlalden önce maddeyi değiştirmekten çok daha pahalı. Yani sözleşme okuması bir hukukçu işi gibi görünse de, ilk turda bakılacak üç şey teknik: sorumluluk sınırı, bildirim süresi ve denetim hakkı.
Türkçe aramada ne var, ne yok
Bu yazıyı yazmadan önce "tedarik zinciri siber güvenlik" ve "tedarikçi risk yönetimi" sorgularının Türkçe sonuçları okundu. Tablo net: bir hukuk bürosu tedarikçi kaynaklı risklerin Türk ve AB hukukundaki çerçevesini ciddi biçimde anlatıyor; Kaspersky, Siemens ve Marsh gibi büyük tedarikçiler kendi yaklaşımlarını anlatan sayfalar yayımlıyor; NIST IR 8276 ve UpGuard gibi İngilizce kaynaklar ilk sayfaya sarkıyor.
Bu setin hiçbirinde olmayan üç şey var. Birincisi, eşiği olan bir puanlama: "kritik tedarikçilerinizi belirleyin" deniyor, ama hangi puanın kritik sayıldığı yazılmıyor. İkincisi, sözleşmeye olduğu gibi girecek madde metni: "güvenlik gereklilikleri ekleyin" deniyor, madde verilmiyor. Üçüncüsü, kanıt listesi: denetimde hangi belgenin istendiği, hangi belgenin işe yaramadığı ayrılmıyor. Aşağıdaki bölümler bu üç boşluğu dolduruyor; ürün adı geçmiyor, çünkü mesele ürün değil.
Riski çerçeveleyen dört sayı
Tedarik zinciri saldırılarının son iki yıldaki örnekleri, savunmanın nereye bakması gerektiğini ürün kategorisinden bağımsız olarak gösteriyor. Dördü de kamuya açık kayıtlarda:
| Olay | Ne oldu | Hangi kontrolü test ediyor |
|---|---|---|
| tj-actions/changed-files, Mart 2025 | Depo etiketleri zararlı bir commit'e yönlendirildi; CI iş akışlarında sırlar log'a düştü. CISA 18 Mart 2025'te uyarı yayımladı; Wiz'in ölçümü 23.000'den fazla depoyu etkilenenler arasında sayıyor | Sürüm sabitleme (pin), CI sırlarının kapsamı, iş akışı çıktısının loglanması |
| polyfill.io, Haziran 2024 | Alan adı el değiştirdi, CDN üzerinden servis edilen betik değişti; etkilenen site sayısı 100.000'in üzerinde telaffuz edildi | Üçüncü taraf betik envanteri, alt kaynak bütünlüğü (SRI), kendi kendine barındırma |
| XZ Utils, CVE-2024-3094 | Yayın arşivine gizlenmiş arka kapı, bakımı devralan bir hesap üzerinden geldi; dağıtımdan önce yakalandı | Bakımcı hesap güvenliği, yayın imzası, iki kişi kuralı |
| npm solucanı (Shai-Hulud), 2025 | Kurulum sonrası betiklerle yayılan, yüzlerce paketi etkileyen bir zincir; CISA VU#534320 ile kayda geçti | Kurulum betiği politikası, token kapsamı, bağımlılık kaynağı |
Dördünün ortak noktası şu: hiçbiri sizin uygulamanızdaki bir hatadan gelmedi. Üçü yazılım tedarikinde, biri alan adı devrinde. Bu yüzden "tedarikçi değerlendirmesi"ni bir anket olarak kurgulamak, saldırının geldiği yeri hiç ölçmemek demek. Anket tedarikçinin niyetini ölçer; saldırı ise tedarikçinin erişimini kullanır.
Sayıların ikinci işlevi bütçe konuşmasında ortaya çıkıyor. Bir yönetim kuruluna "tedarik zinciri riski arttı" demek bir şey yapmıyor; "geçen yıl kullandığımız iki açık kaynak paketinde etiket yeniden yönlendirmesi yaşandı ve bizim CI hattımız bu durumda sırları log'a yazıyor" demek bir iş kalemi açıyor. Aşağıdaki puanlama modeli, bu cümleyi tedarikçi bazında kurmanın yolu.
Üç arıza modu: kod, kimlik, dördüncü taraf
Tedarikçi riskini tek bir liste olarak yönetmek mümkün değil, çünkü üç ayrı arıza modu var ve her biri farklı bir kanıt istiyor.
Kod. Yazılım tedarikinde arıza, sizin ortamınızda çalışan bir satırın değişmesiyle olur. Savunma tarafında üç ölçülebilir şey var: sürümün sabitlenmiş olması (pin), kaynağın ve imzanın doğrulanması, kurulum betiklerinin çalışmasının engellenmesi. Bir bağımlılık "en son sürüm" olarak çekiliyorsa, tedarikçinin deposu ele geçirildiğinde sizin hattınız da ele geçmiş olur; sizin kodunuz değişmemiş olsa bile.
Kimlik. İkinci arıza modu kod değil, erişim. Yedekleme operatörünün, uzaktan destek aracının, bulut entegrasyonunun elindeki token sizin ortamınıza girer. Burada ölçülecek şey tedarikçinin niyeti değil, elindeki yetkinin genişliği: token hangi kapsamda, kaç kişide, ne zaman sona eriyor, iptal gerçekten iptal ediyor mu. Uygulamada en sık görülen bulgu, entegrasyonun yönetici kapsamıyla kurulmuş olması ve kimsenin bunu fark etmemesi.
Dördüncü taraf. Üçüncü arıza modu, tedarikçinizin tedarikçisi. Sizin denetlediğiniz firma kendi barındırmasını başka bir sağlayıcıdan alıyorsa, sizin sözleşmeniz o katmanı kapsamıyor; ama olay o katmanda çıktığında etkisi sizde oluyor. Bu yüzden tedarikçi dosyasında tek bir soru var: alt yüklenici listesi kimde ve değiştiğinde bana kim, kaç gün içinde söylüyor.
Dördüncü ve en çok atlanan mod işletim ömrü. Tedarikçi ilişkisi bir kurulumla başlayıp bir yenilemeyle bitmiyor; ürünün destek ömrü bittiğinde güvenlik yamaları da bitiyor. Bir üretim tesisinde destek ömrü dolmuş bir işletim sistemi, tedarikçi listesinde "mevcut" olarak durmaya devam ediyor. Envanterde "destek bitiş tarihi" alanı yoksa, bu risk hiçbir raporda görünmüyor.
Tedarikçiyi neye göre sıralarsınız: beş eksen, on beş puan
Aşağıdaki model, tedarikçiyi harcama tutarına göre değil, sizin ortamınızda ne kadar ileri gidebildiğine göre sıralıyor. Beş eksen, her biri 0-3 arası puan; toplam 15. Yüksek puan yüksek risk demek.
| Eksen | 0 puan | 1 puan | 2 puan | 3 puan |
|---|---|---|---|---|
| Erişim derinliği | Yalnızca herkese açık veri | Salt okunur, tekil kullanıcı | Yazma yetkisi, sınırlı kapsam | Üretimde yönetici yetkisi veya kod dağıtımı |
| Kimlik modeli | Ayrı hesap yok | Paylaşılan hesap, MFA yok | Kişisel hesap, MFA var | Servis hesabı, uzun ömürlü token, MFA yok |
| Veri sınıfı | Tanıtım verisi | İç yazışma | Müşteri kimlik verisi | Özel nitelikli veri veya ödeme verisi |
| Değişiklik kontrolü | Bildirim yok | Yıllık bildirim | Değişiklikte e-posta | Önceden onay, sürüm notu, geri alma planı |
| Olay bildirimi | Sözleşmede yok | "Makul süre" | 72 saat | Saat cinsinden taahhüt + teknik temas kişisi |
Eşikler basit tutulmalı, yoksa model kimse tarafından kullanılmıyor: 12-15 puan birinci kademe (yılda iki kez değerlendirme, sözleşmede tam madde seti), 8-11 ikinci kademe (yılda bir değerlendirme, sözleşmede çekirdek maddeler), 5-7 üçüncü kademe (iki yılda bir, standart madde seti).
Bir de geçersiz kılma kuralı gerekiyor, çünkü toplam puan bazı tek tek bulguları yutuyor: erişim derinliği 3 ise veya kimlik modeli 3 ise, toplam ne olursa olsun tedarikçi birinci kademeye taşınır. Üretimde yönetici yetkisi olan bir tedarikçi, diğer dört eksende sıfır alsa bile 3 puanla üçüncü kademeye düşmemeli; çünkü o tek özellik, olayın büyüklüğünü belirleyen özellik.
Üç örnek hesap: 14, 10 ve 6
Modelin işe yarayıp yaramadığı, gerçek tedarikçiler üzerinde tutarlı sonuç vermesiyle ölçülür. Aşağıdaki üç hesap, aynı tabloyla üç farklı sonucun nasıl çıktığını gösteriyor.
| Tedarikçi tipi | Erişim | Kimlik | Veri | Değişiklik | Bildirim | Toplam | Kademe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| Yönetilen güvenlik hizmeti sağlayıcısı (7/24 izleme) | 3 | 3 | 2 | 2 | 2 | 12 | Birinci (geçersiz kılma ile de kesin) |
| İnsan kaynakları yazılımı (bulut) | 2 | 2 | 3 | 1 | 2 | 10 | İkinci |
| Tasarım ajansı (dosya paylaşımı) | 1 | 1 | 1 | 2 | 1 | 6 | Üçüncü |
Ortadaki satır modelin en öğretici yeri. İnsan kaynakları yazılımı sizin ortamınıza pek girmez ama özel nitelikli veri taşır; bu yüzden üçüncü değil ikinci kademede duruyor. Birçok kurum bu tür tedarikçiyi "sadece bir yazılım" diye üçüncü kademeye atıyor, sonra ihlal o taraftan geliyor. Alt satırdaki ajans ise tam tersi: erişimi dar, verisi düşük, ama dosya paylaşımı üzerinden kurum içi belge alışverişi yapıyorsa değişiklik kontrolü puanı yükseliyor ve kademe yükseliyor. Yani model tedarikçinin adını değil, ilişkinin şeklini puanlıyor.
Bu üç hesabın pratik faydası şu: puanlama bittiğinde elinizde bir sıra var. Denetim bütçesi, sıranın üstünden aşağıya harcanır. Aşağıdaki harita, o sıranın üzerine oturduğu zemini kuruyor.
Erişim haritası: dokuz alan
Değerlendirmenin en somut çıktısı bir belge: her tedarikçi için tek sayfa, dokuz alan. Bu harita doldurulmadan yapılan bir tedarikçi değerlendirmesi, anket cevaplarından oluşan bir klasör olarak kalıyor; harita doldurulduğunda ise olay anında "ne kapatacağız" sorusunun cevabı hazır oluyor.
| Alan | Neden istiyoruz | Nereden okunur |
|---|---|---|
| 1. Hangi sistemlere bağlanıyor | Olay anında kapatılacak bağlantı listesi | Kimlik sağlayıcı uygulama kaydı, VPN oturum kaydı, güvenlik duvarı kural seti |
| 2. Hangi hesaplarla | Toplu iptal edilecek hesap kümesi | Dizin hizmeti üyeliği, servis hesabı envanteri |
| 3. Yetki kapsamı | Kapsam genişliği, en sık bulgu | Uygulama izinleri ekranının dışa aktarımı |
| 4. Kimlik doğrulama biçimi | Çalınmış parolanın işe yarayıp yaramayacağı | MFA kapsam raporu, koşullu erişim kuralı |
| 5. Erişim kaynağı | Beklenmeyen ülke veya ağdan girişi ayırt etmek | Oturum açma logu, coğrafi kural |
| 6. Veri sınıfı ve hacmi | İhlal bildirimi gerekip gerekmediği | Veri envanteri, VERBİS kaydı, aktarım kaydı |
| 7. Alt yükleniciler | Dördüncü taraf görünürlüğü | Sözleşme eki, tedarikçinin alt işleyen listesi |
| 8. Destek ömrü tarihi | Yama alamayan bileşeni önceden bilmek | Ürün yaşam döngüsü sayfası, sözleşmedeki destek maddesi |
| 9. Çıkış planı | İlişki bittiğinde veri ve erişimin ne olacağı | Sözleşmedeki fesih ve veri iadesi maddesi |
Haritanın en değerli alanı yedinci ve dokuzuncu satır, çünkü ikisi de sözleşme imzalanırken bir kez sorulup bir daha sorulmuyor. Alt yüklenici listesi değiştiğinde haber verme yükümlülüğü yoksa, bir yıl sonra tedarikçinin veriyi nerede tuttuğunu bilmiyorsunuz. Çıkış planı yoksa, ilişki bittiğinde erişimin gerçekten kapandığını gösterecek bir kaydınız olmuyor.
Sözleşme: yedi madde ve her birinin karşılığı
Aşağıdaki maddeler hukuki danışmanlık değil, teknik gereksinim listesi. Her satırın sağında o maddenin hangi olayı önlediği yazıyor; maddeyi bu gerekçeyle savunmak, "iyi uygulama" diye savunmaktan daha kolay.
| Madde | Yazılacak şey | Hangi olayı önlüyor |
|---|---|---|
| Bildirim süresi | İhlalin tespitinden itibaren 24 saat içinde yazılı bildirim; ilk bildirim ön bilgi olabilir, 72 saat içinde teknik rapor | KVKK md.12/5'in 72 saatlik penceresinin tedarikçi tarafında tükenmesi |
| Bildirim içeriği | Etkilenen sistem, kullanılan kimlik bilgisi, zaman aralığı, tedarikçinin yaptığı işlemler; özet değil kayıt | "Olay yaşandı, inceliyoruz" mesajıyla geçen haftalar |
| Erişim sınırı | Yalnızca hizmetin gerektirdiği kapsam; üretimde kalıcı yönetici yetkisi yasak; yetki listesi yılda iki kez gözden geçirilir | Yönetici kapsamlı entegrasyon token'ının çalınması |
| İptal taahhüdü | Talepten itibaren 1 saat içinde erişimin kapatılması ve kapatıldığının kayıtla gösterilmesi | İlişki bittikten sonra açık kalan hesaplar |
| Denetim hakkı | Yılda bir belge denetimi; kritik olay sonrası yerinde denetim | Denetim hakkı olmayan sözleşmelerde kanıtsız beyan |
| Alt yüklenici | Liste ekte; değişiklikte 30 gün önce bildirim ve itiraz hakkı; onaysız alt yüklenici ihlal sayılır | Dördüncü taraf sürprizi |
| Yurt dışı aktarım | Aktarım varsa KVKK md.9 kapsamındaki uygun güvence; standart sözleşme imzalanmış ve Kuruma bildirilmiş | Denetimde aktarımın dayanağının gösterilememesi |
Yedinci satır Türkiye'ye özgü ve sık atlanıyor. 7499 sayılı Kanun'la değişen md.9 sonrasında yurt dışına aktarımın dayanağı somutlaştı: yeterlilik kararı yoksa uygun güvenceler devreye giriyor ve Kurumun yayımladığı dört standart sözleşme türü (sorumludan sorumluya, sorumludan işleyene, işleyenden sorumluya, işleyenden işleyene) uygulamada en çok kullanılan yol. Sözleşme imzalandıktan sonra 5 iş günü içinde Kuruma bildirim yapılması gerekiyor. Yani tedarikçiniz yurt dışında barındırma yapıyorsa, elinizde iki belge olmalı: imzalı standart sözleşme ve bildirim kaydı. İkisi de yoksa, teknik olarak iyi kurulmuş bir entegrasyon bile denetimde açık veriyor.
Denetim hakkının hazır bir metni zaten var. Kurumun yurt dışı aktarım için yayımladığı standart sözleşmelerde "Belgeleme ve Uyumluluk" başlıklı madde, veri alıcısının uyumunu gösterecek bilgi ve belgeleri sağlamasını, veri aktaranın makul aralıklarla veya uyumsuzluk göstergesi varsa denetim yapmasına izin vermesini ve denetimi bağımsız bir denetçiye de devredebilmesini şart koşuyor. Yani yurt dışına aktarım içeren bir ilişkide denetim hakkı pazarlık konusu değil: standart sözleşmeyi imzaladıysanız zaten elinizde. Bu, tablodaki beşinci maddeyi sıfırdan yazmak yerine hazır metne atıf yaparak kurabileceğiniz anlamına geliyor.
Aynı listenin bir de ters yüzü var: tedarikçinin size dayattığı maddeler. Üç tanesine bakmak yeterli. Sorumluluk sınırı (TBK md.115 gereği ağır kusur için hükümsüz olan maddeler), veri sahipliği (hizmeti iyileştirmek için veriyi kullanma izni) ve fesih sonrası veri saklama süresi. Üçü de ticari görünen ama teknik sonucu olan maddeler: veri sahipliği maddesi geniş yazılmışsa, tedarikçinin kendi analitiği sizin müşteri verinizle çalışıyor demektir.
Saatler: dört bildirim penceresi, tek başlangıç anı
Bildirim süreleri birbirinden bağımsız görünüyor, oysa hepsi aynı ana bağlı: sizin öğrendiğiniz an. Tedarikçi size geç haber verirse sizin süreniz kısalmıyor; sadece başlangıç anı ötelenmiş oluyor ve siz olayı öğrendiğinizde zaten gecikmiş oluyorsunuz. Bu yüzden sözleşmedeki saat, kanuni saatin önüne geçmek zorunda.
| Rejim | Süre | Başlangıç |
|---|---|---|
| KVKK md.12/5 (2019/10 yorumu) | 72 saat | İhlalin öğrenilmesi |
| GDPR md.33 | 72 saat | İhlalin fark edilmesi |
| NIS2 md.23 | 24 saat erken uyarı, 72 saat olay bildirimi | Olaydan haberdar olunması |
| DORA md.19 | Büyük olay sınıflandırmasından sonra 4 saat, her hâlde farkındalıktan 24 saat sonra | Sınıflandırma veya farkındalık |
| SEC 8-K Kalem 1.05 | 4 iş günü | Esaslılığın belirlenmesi |
Bu tablodan çıkan tek sayı şu: en dar pencere 24 saat. Yani bir tedarikçi ihmalini size 24 saatten geç bildirirse, NIS2 kapsamındaki bir kurum için erken uyarı penceresi zaten kapanmış oluyor. Sözleşmede "makul süre" yazan bir ilişkide bildirim günlerle ölçülüyor; 15 günü hesaba katalım: 360 saat, yani 24 saatlik pencerenin 15 katı, 72 saatlik KVKK penceresinin 5 katı. Bu hukuki bir tercih değil, aritmetik bir sonuç.
Bu yüzden sözleşmeye yazılacak süre 24 saat, iç prosedürdeki ilk adım ise ilk saat. İlk saatte yapılacak üç şey var ve üçü de teknik: tedarikçinin hesaplarını devre dışı bırakmak; kendi kimlik doğrulama ve API loglarını dışa aktarmak, çünkü saklama pencereleri günlerle ölçülebiliyor ve tedarikçinin açıklaması haftalar sonra gelebiliyor; erişim haritasının 6. alanından veri sınıfını çekip hukuk ekibine vermek.
Kanıt: denetimde okunan beş belge
Tedarikçi yönetiminin olgunluğu klasörün kalınlığıyla değil, beş belgenin varlığıyla ölçülüyor. Bu beşi yoksa süreç var gibi görünüyor ama kanıtlanamıyor.
| Belge | Ne gösteriyor | Sık yapılan hata |
|---|---|---|
| Tedarikçi envanteri | Kaç ilişki var, hangi kademede | Satın alma listesiyle eşleşmiyor, gölge BT görünmüyor |
| Erişim haritası (dokuz alan) | Olay anında ne kapatılacağı | Son güncelleme tarihi yok |
| Puanlama tablosu | Kademe kararının gerekçesi | Toplam puan var, geçersiz kılma kuralı uygulanmamış |
| Sözleşme eki ve imza tarihi | Yükümlülüğün hukuki dayanağı | Ek imzalanmış, yürürlük tarihi belirsiz |
| Son denetim veya test raporu | Tedarikçi beyanının doğrulanması | Sertifika görseli var, kapsam maddesi okunmamış |
Beşinci satırdaki hata en pahalısı. Bir tedarikçinin elinde ISO 27001 sertifikası olması, sizin verinizin o kapsam içinde olduğu anlamına gelmiyor; sertifikanın kapsam maddesi farklı bir hizmeti tarif edebiliyor. Aynı şey SOC 2 raporu için geçerli: rapor, tedarikçinin tasarladığı kontrollerin bir dönem boyunca işlediğini söylüyor; sizin kiracınızdaki entegrasyon hesabının yönetici yetkisiyle kurulduğunu söylemiyor. Bu yüzden sertifika bir filtre, kanıt değil.
Yama penceresinin aritmetiği: kaç saat açık kalıyorsunuz
Tedarikçi yönetimi genelde "yılda bir değerlendirme" olarak kurgulanıyor; oysa risk her gün birikiyor. En internet'e açık yüzeyde, tedarikçiden gelen bileşenlerde ölçülebilir tek şey var: yamanın uygulanmasına kadar geçen süre. Dört kritik açık, ortalama 45 günlük yama gecikmesi:
| Ölçü | Değer | Nasıl hesaplandı |
|---|---|---|
| Yıllık açık penceresi | 180 gün | 4 açık x 45 gün |
| Saat karşılığı | 4.320 saat | 180 x 24 |
| Yılın yüzdesi | Yüzde 49,3 | 180 / 365 |
| 45 günde kaç yama penceresi | 6,4 | 45 / 7 (haftalık döngü varsayımıyla) |
Bu tablo tek başına bir şey söylemiyor; karşılaştırma gerekiyor. 45 günü 7 güne indirmek, yıllık açık penceresini 180 günden 28 güne düşürüyor: 4.320 saatten 672 saate, yani 3.648 saatlik bir azalma. Bu sayı, bir yama otomasyonu projesinin bütçe gerekçesi olarak "güvenliğimizi artıracağız" cümlesinden daha işlevsel.
Aynı yaklaşım tedarikçi değerlendirmesinin kendi maliyetine de uygulanabiliyor. 1.200 tedarikçi, yüzde 20'si birinci kademe: 240 ilişki. Her biri için yılda 6 saat (2 saat harita güncellemesi, 2 saat kanıt okuma, 2 saat görüşme) toplam 1.440 saat ediyor; bir kişi-yılı 1.800 saat kabul edilirse bu 0,8 kişi. Yani "tedarikçi yönetimi için ekip kurmak" iddiası, gerçekte bir kişinin tam zamanının altında bir iş yükü. Bütçe tartışmasında bu hesabı göstermek, modelin savunulabilirliğini artırıyor.
Tedarikçide neyi test edebilirsiniz, neyi edemezsiniz
Bu ayrım hukuki olduğu kadar teknik. Tedarikçinin üretim ortamına izinsiz test yapmak, niyet ne olursa olsun yetkisiz erişim sayılıyor; sözleşmedeki denetim maddesi bunun yerine geçmiyor. Yazılı kapsam (test edilecek alan adları, zaman aralığı, yöntem, temas kişisi) olmadan yapılan bir test, tedarikçiye karşı hukuki bir risk haline geliyor.
Buna karşılık kendi tarafınızda test edebileceğiniz şeyler var ve bulguların çoğu orada:
| Test | Ne ölçüyor | Beklenen sonuç |
|---|---|---|
| Token kapsamı | Entegrasyonun elindeki izin kümesi | Yalnızca kullanılan uç noktalar, yönetici izni yok |
| İptal testi | Tedarikçi hesabı kaldırıldığında erişimin gerçekten kesilip kesilmediği | 60 saniye içinde 401/403, oturumlar düşmüş |
| Kiracı ayrımı | Bir müşteri kimliğiyle başka müşteri nesnesine erişim | Nesne düzeyinde yetki hatası |
| Log kapsamı | Tedarikçi erişiminin sizin loglarınızda görünüp görünmediği | Kimlik, zaman, kaynak, hedef alanları dolu |
| Beklenmeyen kaynak | Beklenmeyen ülke veya ağdan giriş denemesi | Kural devreye giriyor, alarm üretiyor |
Bu beş test, üç aylık bir döngüde iki saatlik bir iş. Buna karşılık tedarikçinin size verdiği test özetiyle yetinmek, sizin yapılandırmanızdaki hatayı hiç görmemek demek; çünkü tedarikçi kendi ürününü test ediyor, sizin kiracınızdaki kurulumu değil.
Tedarikçiden ihlal bildirimi geldiğinde: ilk 72 saat
Bildirim geldiği anda yapılan en yaygın hata, tedarikçinin anlatısını dinlemek oluyor. Oysa ilk saatlerde tek bir kaynak güvenilir: sizin kendi loglarınız. Aşağıdaki altı adım, sırayı ve sahibi birlikte veriyor.
| Saat | Adım | Çıktı | Sahip |
|---|---|---|---|
| 0-1 | Tedarikçinin hesaplarını ve token'larını devre dışı bırak | Kapatma kaydı, etkilenen hesap listesi | BT / kimlik yönetimi |
| 1-2 | Kendi kimlik doğrulama, API ve VPN loglarını dışa aktar | Değiştirilemez kopya, saklama penceresi notu | Güvenlik operasyonu |
| 2-6 | Erişim haritasından ulaşılabilen sistemleri ve veri sınıfını çıkar | Etki kapsamı: sistem, veri türü, kişi sayısı | Güvenlik + veri sahibi birim |
| 6-24 | Hukuk ekibine bildirim kararı için olgu dosyası ver | Bildirilebilirlik değerlendirmesi, dayanak maddeler | Hukuk / veri koruma |
| 24-48 | Tedarikçiden kanıt iste: sistem, kimlik bilgisi, zaman aralığı, yapılan işlem | Yazılı olay raporu, log kesitleri | Satın alma + güvenlik |
| 48-72 | Kurum içi bildirim ve gerekliyse Kuruma bildirim taslağı | Bildirim metni, ekler, kayıt | Veri koruma sorumlusu |
İkinci adımın zamanlaması kritik, çünkü log saklama süreleri kısa. Bazı bulut servislerinde oturum kayıtları 30 gün, bazılarında 7 gün tutuluyor; tedarikçinin olayı size bildirmesi ise haftalar alabiliyor. Yani olayı öğrendiğinizde kanıt zaten silinmiş olabiliyor. Bu yüzden log dışa aktarımı bir olay müdahalesi adımı değil, tedarikçi sözleşmesinin bir sonucu olmalı: saklama süresi sizin bildirim pencerenizden uzun olacak.
Dördüncü adımda verilen dosyanın içeriği de standart olmalı. Hukuk ekibinin ihtiyacı olan dört şey var: hangi veri kategorisi, kaç kişi, ne kadar süre erişilebilir kaldı, ve erişimin hukuka uygun bir dayanağı var mıydı. Bu dört alan doldurulmadan yazılan bir bildirim taslağı, sonradan düzeltilmek zorunda kalıyor; düzeltilmiş bildirim ise denetimde "olayı tam kavramadan bildirmişsiniz" diye okunuyor.
Hangi metrikler sonraki olayı öngörüyor
Tedarikçi raporlarında en sık görülen metrik "değerlendirilen tedarikçi sayısı". Bu bir faaliyet metriği; riski anlatmıyor. Öngörüye yakın duran dört metrik var:
| Metrik | Neden öngörüyor | Hedef eğilim |
|---|---|---|
| Birinci kademe tedarikçide açık yönetici yetkisi sayısı | Olay büyüklüğünü belirleyen tek değişken | Sıfıra doğru |
| Tedarikçi erişiminin log kapsama oranı | Kanıtsız erişim, kanıtsız olay demek | Yüzde 100'e doğru |
| İptal testinin geçme oranı | Gerçekten kapanan erişim sayısı | Her turda artan |
| Sözleşmesi güncel olmayan tedarikçi sayısı | Hukuki kaldıracın kaybolduğu ilişkiler | Sıfıra doğru |
Bu dört metriğin ortak özelliği, hepsinin teknik bir çıktıdan okunabilmesi. "Tedarikçi risk skoru ortalama 3,2" gibi bir cümle yönetim kurulunda tartışma açmıyor; "üretimde yönetici yetkisi olan tedarikçi hesabı 14'ten 3'e indi" cümlesi bir sonraki bütçeyi kolaylaştırıyor.
İlk otuz gün: en ucuzdan başlayarak
Tedarikçi programı çoğu kurumda bir yazılım satın alınarak başlıyor; oysa ilk otuz günde satın alınacak hiçbir şey yok. Sıra şu:
| Hafta | İş | Maliyet |
|---|---|---|
| 1 | Envanteri kur: ödeme kayıtları, kimlik sağlayıcı uygulamaları, güvenlik duvarı kuralları, e-posta gönderim kayıtları üzerinden tedarikçi listesi çıkar | 2-3 gün, mevcut ekip |
| 2 | Yönetici kapsamlı hesapları tespit et ve kapsamı daralt; her biri için gerekçe kaydı tut | Ücretsiz, en yüksek etki |
| 3 | Dokuz alanlı erişim haritasını yalnızca birinci kademe için doldur | Yarım gün x 10 tedarikçi |
| 4 | Bildirim ve iptal maddelerini yeni sözleşmelere ekle; mevcutlarda yenileme takvimine yaz | Hukuk incelemesi |
İkinci haftadaki iş, modelin tamamından daha fazla risk azaltıyor; çünkü bir tedarikçi hesabının kapsamını daraltmak, olayın büyüklüğünü doğrudan sınırlıyor. Buna karşılık en çok ertelenen iş de bu, çünkü daraltma bir sistemi bozabilir ve kimse bozmak istemiyor. Doğru yaklaşım, önce ölçmek: hangi hesap hangi izne gerçekten kullanıyor. Kullanılmayan izinlerin listesi genellikle kısa sürede çıkıyor ve tartışma bitiyor.
Nerede işe yaramaz
Bu modelin sınırlarını yazmak, modeli savunmanın parçası. Üç sınır var.
Birincisi, anket yerine geçmiyor. Puanlama, anketin yerine değil anketin üstüne oturuyor: anket tedarikçinin beyanını toplar, harita sizin yapılandırmanızı ölçer. İkisi çeliştiğinde harita doğru kabul edilir, çünkü onu siz üretiyorsunuz.
İkincisi, sıfır risk diye bir sonuç yok. Birinci kademe bir tedarikçi, tüm maddeler imzalanmış olsa bile sizin ortamınıza girebiliyor; sözleşme olayı engellemiyor, olayın büyüklüğünü ve bildirim hızını değiştiriyor. Bu yüzden mimari tarafta ayrı bir iş gerekiyor: segmentasyon, ayrıcalıklı erişim yönetimi ve erişim kaydı. Tedarikçi yönetimi o işin yerine geçmiyor, onu tamamlıyor.
Üçüncüsü, tek seferlik bir proje değil. Envanter bir kez kurulup üç yıl dokunulmazsa, ilk yıl doğru olan liste ikinci yıl yanlış oluyor; çünkü yeni araçlar satın alma kaydına girmeden kullanılmaya başlıyor. Çeyreklik bir yenileme turu, yıllık kapsamlı bir değerlendirmeden daha değerli.
Özet: üç cümle ve bir dosya
Tedarik zinciri riski, sizin seçtiğiniz bir ilişkinin içinden geliyor; bu yüzden savunma, güven beyanı yerine erişim ölçümü üzerine kurulmalı. KVKK md.12/2 tedarikçiyi sizin yanınıza ekliyor, 7545 md.7 süreyi sözleşmeye bırakıyor; yani saat cinsinden bildirim maddesi hukuki bir süs değil, sizin bildirim pencerenizi koruyan tek araç. Ve denetimde okunan şey anket değil, dosya: envanter, dokuz alanlı erişim haritası, puanlama tablosu, imzalı sözleşme eki ve son test raporu.
Bu dosyayı kurmak bir haftalık iş; kurmamak ise her yıl aynı soruyu sormak demek: "bu tedarikçi bizim ortamımızda ne kadar ileri gidebiliyor". Cevabı bilmiyorsanız, olay anında öğreniyorsunuz demektir. Kurumsal tedarikçi erişiminin kendi ortamınızda nasıl göründüğünü ölçmek isterseniz, sızma testi ve dijital forenzs hizmet sayfalarımız bu ölçümün kapsamını anlatıyor; yurt dışı aktarım ve veri işleyen sözleşmesi tarafını ise KVKK teknik tedbirler rehberi ile olay müdahale planı rehberi tamamlıyor.
Sphnix izleme paneli
Mesajları, konumu, sosyal medya ve etkinlik sinyallerini yetkili bir panelden takip edin.
Sphnix’i dene →Profesyonel yardıma mı ihtiyacınız var?
Yetkili kurtarma, güvenlik testi ve olay desteği için doğrulanmış etik hackerlarla çalışın.
Hacker kirala →Sorularınız mı var? Uzmanlarımız yardıma hazır.
Ücretsiz danışma için bize ulaşın →Sık sorulan sorular
Saldırganın sizin sisteminize doğrudan değil, güvendiğiniz bir tedarikçi üzerinden girdiği saldırı türü. Üç biçimde görülüyor: yazılım tedarikinde değiştirilen sürüm veya etiket, tedarikçinin elindeki erişim yetkisinin kullanılması ve tedarikçinin kendi alt yüklenicisinde çıkan olay. 2024-2025 örneklerinin hiçbiri müşterinin kendi kodundaki bir hatadan kaynaklanmadı.
Devredilemiyor. 6698 sayılı Kanun md.12/2 veri işleyene, veri sorumlusunun aldığı tedbirlere uygun olarak gerekli tüm teknik ve idari tedbirleri alma yükümlülüğü veriyor; md.12/1 kapsamındaki sorumluluk veri sorumlusunda kalıyor. Yani hizmet aldığınız firma sizin yerinize geçmiyor, yanınıza ekleniyor. Rehber'in 2.5 başlığı bu ilişkinin sözleşme, denetim hakkı ve son denetim raporuyla yönetilmesini istiyor.
Kanunda tedarikçi için sayısal bir süre yok; 7545 sayılı Kanun md.7 de süre yazmıyor. Bu yüzden süreyi sözleşme belirliyor ve 24 saatten uzun yazılan süre sizin bildirim pencerenizi riske atıyor. En dar kanuni pencere NIS2 md.23'teki 24 saatlik erken uyarı; KVKK ve GDPR tarafında pencere 72 saat. Sözleşmede "makul süre" yazan bir ilişkide bildirim günlerle ölçüldüğü için 72 saatlik pencere fiilen tükenmiş oluyor.
Bu metindeki model beş eksen kullanıyor: erişim derinliği, kimlik modeli, veri sınıfı, değişiklik kontrolü ve olay bildirimi. Her eksen 0-3 puan, toplam 15. 12-15 birinci, 8-11 ikinci, 5-7 üçüncü kademe. Erişim derinliği veya kimlik modeli 3 ise toplam ne olursa olsun tedarikçi birinci kademeye taşınır; çünkü olayın büyüklüğünü belirleyen değişken budur.
Sertifika tek başına kanıt değil, filtredir. Sertifikanın kapsam maddesi sizin aldığınız hizmeti kapsamayabilir ve sertifika tedarikçinin kendi yapılandırmasını anlatır, sizin kiracınızdaki entegrasyon hesabının yönetici yetkisiyle kurulup kurulmadığını anlatmaz. Denetimde istenen şey sertifika görseli değil; kapsam maddesi okunmuş sertifika, son denetim raporu ve sizin ürettiğiniz erişim haritası.
7499 sayılı Kanun'la değişen md.9 sonrasında yurt dışına aktarımın dayanağı somutlaştı: yeterlilik kararı yoksa uygun güvenceler devreye giriyor ve Kurumun yayımladığı dört standart sözleşme türü kullanılıyor. Sözleşme imzalandıktan sonra 5 iş günü içinde Kuruma bildirim yapılması gerekiyor; yani elinizde imzalı standart sözleşme ve bildirim kaydı olmalı. Bu sözleşmelerin belgeleme ve uyumluluk maddesi denetim hakkını hazır metin olarak veriyor.
Sadece yazılı kapsamla. Tedarikçinin üretim ortamına izinsiz test yapmak, sözleşmede denetim maddesi olsa bile yetkisiz erişim sayılıyor; kapsamda test edilecek alan adları, zaman aralığı, yöntem ve temas kişisi yazılı olmalı. Buna karşılık kendi tarafınızda token kapsamı, iptal testi, kiracı ayrımı, log kapsamı ve beklenmeyen kaynak testlerini yapabilirsiniz; bulguların çoğu bu beş testte çıkıyor.
1.200 tedarikçinin yüzde 20'si birinci kademe kabul edilirse 240 ilişki için yılda 6 saatlik iş 1.440 saat ediyor; bir kişi-yılı 1.800 saat olduğuna göre bu 0,8 kişilik bir yük. Yani ayrı bir ekip kurmak yerine mevcut güvenlik ekibinde yarım ila bir kişilik bir sorumluluk tanımlamak yeterli. Asıl darboğaz saat değil, envanterin canlı tutulması.


