Çalınan kripto varlık zincirde kalır. Bu cümle doğru ve neredeyse hiçbir işe yaramıyor. İşe yarayan kısım, o varlığın hangi adreslere dağıldığını, hangi borsanın yatırma adresine girdiğini ve o borsanın hangi belgeyle cevap vermek zorunda olduğunu gösterebilmek. Bu yazı bir firmayı övmüyor: elinizdeki rapordaki sayıların ne kadarını savunabileceğinizi hesaplıyor - hangisi kriptografik kanıt, hangisi olasılık, hangisi satıcının tahmini ve Türkiye'de hangi merciin hangi maddeyle harekete geçtiği.
Alan iki ayrı işi aynı cümlede anlattığı için bulanık. Birincisi teknik iş: işlem grafiğini çıkarmak, adres kümelerini kurmak, o kümelerin kime ait olduğunu söylemeye çalışmak. İkincisi hukuki iş: o grafiği bir dosyaya dönüştürmek, karşı tarafın cevap vermek zorunda olduğu bir belgeye bağlamak ve saatle yarışmak. Teknik raporu sağlam ama usulü kurulmamış bir dosya altı ay sonra "izledik, dondurulamadı" cümlesiyle kapanıyor. Usulü kurulmuş ama grafiği zayıf bir dosya ise savcılıkta "hangi hesap" sorusuna cevap veremiyor. İkisini aynı anda kurmak gerekiyor.
Yazının omurgası dört soru: zincir neyi kanıtlar, kümeleme ne kadar güvenilir, para hangi saatte nerede durur ve Türkiye'de hangi belge o parayı durdurur. Cevapların hepsi sayıyla kuruluyor; sayıların hepsi de varsayımıyla birlikte yazılıyor, çünkü varsayımı yazılmayan sayı bir reklam cümlesidir.

Uzaktan İzleme Teklifleri
Sphnix ile başlayın ve mSpy ile Eyezy'yi karşılaştırın.
Raporun kanıtladığı şey ile iddia ettiği şey aynı değil
Bir iz sürme raporunda beş katman var ve katmanlar birbirine karıştırıldığında rapor olduğundan güçlü görünüyor. En alttaki katman kriptografik: imza geçerliyse transfer gerçekten oldu, blok zaman damgası da sonradan değiştirilemez. İkinci katman aritmetik: adresler arasındaki ilişkinin kendisi. Üçüncü katman sezgisel: iki adresin aynı kişiye ait olduğu çıkarımı. Dördüncü katman kurumsal: borsanın hangi hesaba para yatırıldığını söylemesi. Beşinci katman hukuki: o hesabın sahibinin fail olduğuna mahkemenin karar vermesi. Bu beş katmanın yalnızca birincisi analistin tek başına kanıtlayabildiği şey.
| İddia | Zincirdeki karşılığı | Bağımsız doğrulanabilir mi | Kim doğrular |
|---|---|---|---|
| "Şu transfer gerçekleşti" | İşlem hash'i, blok yüksekliği, imza | Evet, herkes | Herhangi bir düğüm |
| "A adresi B adresine gönderdi" | Girdi-çıktı ilişkisi | Evet | Herhangi bir düğüm |
| "A adresi mağdura ait" | Yok - zincir sahiplik yazmaz | Kısmen: imza, borsa kaydı, cüzdan yedeği | Mağdurun kendi delili ve borsa |
| "A ile C aynı kişide" | İşlem deseni | Hayır - olasılık | Analist; karşı taraf itiraz eder |
| "Para X borsasına yatırıldı" | Yatırma adresi etiketi | Kısmen: etiketin doğruluğu | Borsa teyidi |
| "Hesap şu kişiye ait, o da fail" | Yok | Hayır | Borsa (kimlik) ve mahkeme (fiil) |
Tablodaki dördüncü satır bu işin en pahalı hatasını taşıyor. Bir raporda "küme" kelimesi geçtiğinde okuyucunun zihninde tek bir kişi canlanıyor; oysa küme bir olasılık ifadesi. Satıcı bunu yüzde olarak yazmıyorsa, sizin yerinize en yüksek olasılığı varsaymanızı bekliyor demektir. Sözleşmeye "her küme için güven düzeyi ve dayandığı sezgi ayrı ayrı yazılır" cümlesini koymak, raporun kalitesini satıcının iyi niyetinden bağımsız hale getiriyor.
İki defter modeli: UTXO ve hesap, ve tekniği değiştiren fark
Bitcoin benzeri zincirlerde bakiye diye bir nesne yok; harcanmamış işlem çıktıları (UTXO) var. Bir cüzdan transfer yaparken birkaç çıktıyı girdi olarak harcar ve hepsinin anahtarıyla imza atar. Bu, "aynı işlemde harcanan çıktılar aynı kişinin kontrolündedir" çıkarımını sezgi olmaktan çıkarıp kriptografik kanıta dönüştürüyor. Ethereum, TRON ve stablecoin ağlarında ise bakiye hesaplarda tutulur; bir işlemin tek bir göndereni vardır ve değişiklik kavramı yoktur. Aynı analiz yöntemi iki modelde aynı sonucu vermiyor.
| Davranış | UTXO (Bitcoin benzeri) | Hesap (Ethereum, TRON, stablecoin) | Analize etkisi |
|---|---|---|---|
| Bakiye | Harcanmamış çıktıların toplamı | Hesap alanında tek sayı | Hesap modelinde kalan para tek bakışta görünür |
| Değişiklik | Var; hangi çıktının para üstü olduğu tahmin edilir | Yok | UTXO'da hatanın ana kaynağı değişiklik çıktısı |
| Adres yeniden kullanımı | Önerilmez, pratikte sık | Zorunlu; hesap adresi sabit | Hesap modelinde grafik daha az düğümlü ve daha okunur |
| Toplu harcama | Borsa soğuk cüzdanı binlerce müşterinin çıktısını tek işlemde harcar | Borsa içi transferler zincire hiç çıkmaz | "Ortak girdi" bir kişiyi değil, bir kurumu gösterebilir |
| Maliyet | Girdi sayısına bağlı, değişken | Gaz ücreti, sabit yapı | Dağıtım stratejisi maliyetle şekillenir |
| Akıllı sözleşme | Yok (katman çözümleri ayrı) | Var; takas, köprü, karıştırıcı sözleşmesi | Hesap modelinde bir "adres" aslında bir program olabilir |
Son satır çoğu raporun atladığı yer. Hesap modelinde bir adres akıllı sözleşme olabilir; o zaman adresin arkasında bir kişi değil, içinden yüz binlerce kullanıcının geçtiği bir havuz var. Havuzdan çıkan her transferi "failin hareketi" diye etiketlemek teknik olarak yanlış, hukuken ise dosyayı zayıflatıyor: karşı taraf ilk celsede o adresin sözleşme olduğunu gösterip kümenin tamamını çürütüyor. Aynı risk stablecoin'lerde daha yüksek, çünkü dolaşımdaki arzın büyük kısmı birkaç büyük platformun cüzdanlarında duruyor ve bu cüzdanlar sürekli hareket ediyor.
Üç "sezgi"den biri aslında kanıt: kümeleme aritmetiği
Kümeleme, adresleri kişi varsayımıyla birleştirme işi. Ticari platformlar bu işi onlarca sezgiyle yapıyor ama müşteriye verdikleri raporda genellikle tek bir "küme" satırı görünüyor. Aşağıdaki tablo tipik bir raporda geçen dört sezgiyi ayırıyor; doğruluk değerleri model parametresidir, ölçülmüş istatistik değil - kendi vakanızda bu oranları satıcıdan isteyin, çünkü platformlar çoğunlukla yayımlamıyor.
| Sezgi | Neyi varsayar | Doğruluk | Nerede kırılır |
|---|---|---|---|
| Ortak girdi (UTXO) | Aynı işlemde harcanan çıktıların anahtarları aynı elde | 0,997 - kriptografik | Coinjoin; borsa veya ortak saklama toplu harcaması |
| Değişiklik çıktısı | Yeni oluşturulan adres para üstüdür | 0,88 - sezgi | Tam tutar gönderimi, eşit çıktılar, sözleşme çağrısı |
| Yatırma adresi tekrarı | Aynı borsa adresine düşen paralar aynı müşterinin | 0,93 - sezgi ve etiket | Borsa adresi değişimi, havuz adresi, yanlış etiket |
| Zaman korelasyonu | Birkaç saniye arayla hareket eden adresler tek elden | 0,75 - sezgi | Otomasyon, toplu ödeme sistemleri, arbitraj botları |
Üç sezgiyi çarparsanız 0,997 x 0,88 x 0,93 = 0,816 çıkıyor. Yani "yüzde 82 güvenle bu küme" cümlesi aslında üç ayrı tahminin bileşkesi ve bu bileşke bağımsızlık varsayıyor; oysa değişiklik ile yatırma adresi sezgileri aynı veriden beslendiği için hataları korelasyonlu. Korelasyonlu hatalarda çarpım iyimser sonuç verir: iki sezgi aynı yanlış etikete dayanıyorsa küme güveni 0,88 x 0,93 değil, tek tek 0,88'in biraz altındadır.
Rapordan isteyeceğiniz şey bu yüzden tek bir sayı değil, üç ayrı satır: hangi sezgi, hangi ağırlıkla, hangi adreslerde. Bir de şu soru: rapordaki kümelerin kaçı ortak girdi dışında hiçbir kanıta dayanmıyor? O oran yüzde 60'ın üstündeyse elinizdeki belge bir iz sürme raporu değil, bir adres listesi. Bu ayrımı yapmayan raporların ortak özelliği, failin kim olduğunu söyleyip hangi belgeyle söylediğini yazmaması.
İz derinliği: her atlama güveni nasıl çarpıyor
Fon bir adresten diğerine geçtiğinde güven kaybı tek seferlik değil, her atlamada tekrarlanıyor. Aşağıdaki tablo, atlama başına yüzde 94 ve yüzde 90 doğruluk varsayımıyla bileşik güveni gösteriyor. On atlamada ilk varsayım yüzde 54'e, ikincisi yüzde 35'e iniyor; on beş atlamada yüzde 40 ve yüzde 21.
| Atlama | Güven (atlama başına 0,94) | Güven (atlama başına 0,90) | Ne anlama geliyor |
|---|---|---|---|
| 1 | 0,940 | 0,900 | Doğrudan transfer; tartışma yok |
| 3 | 0,831 | 0,729 | Hâlâ rapor edilebilir |
| 5 | 0,734 | 0,590 | "Muhtemelen" demeye başlıyor |
| 7 | 0,648 | 0,478 | Yazılı gerekçe şart |
| 10 | 0,539 | 0,349 | Olasılıktan düşük; tek başına yetmez |
| 12 | 0,476 | 0,282 | Yalnızca destekleyici delil |
| 15 | 0,395 | 0,206 | Dosyaya değil, istihbarata yazar |
Bu tablonun pratik karşılığı şu: raporun sonundaki adresin güvenilirliği başlangıçtaki adresle aynı değil. On beş atlama sonrası bir borsa yatırma adresi gösteren rapor, "para buraya girdi" diyebilir ama "bu kişi faildir" diyemez. Borsaya yazılacak talep mektubunda tam olarak hangi atlamanın hangi gerekçeyle kurulduğu yazılı olmalı ki borsanın uyum birimi kendi tarafında kaydı bulabilsin; aksi hâlde cevap "böyle bir işlem bulunamadı" oluyor ve dosya bir kez daha beklemeye giriyor.
Değişiklik çıktısı: yanlış dala girmenin maliyeti
UTXO modelinde her işlemde iki çıktı varsa biri alıcıya, biri para üstüne gider; analist hangisinin para üstü olduğunu tahmin eder. Tahmin yüzde 88 doğruysa, beş atlamalı bir zincirde doğru dalı ilk denemede izleme olasılığı yüzde 73'e düşüyor. Aşağıdaki tablo çıktı sayısına göre bu olasılığı gösteriyor.
| İşlemdeki çıktı sayısı | İlk denemede doğru dal | Beş atlama sonrası | Yanlış dalın maliyeti |
|---|---|---|---|
| 2 | 0,94 | 0,734 | Tek yanlış iz; sonraki adres çıkmaza giriyor |
| 3 | 0,92 | 0,659 | İki yedek dal daha; analist saati üçe katlanıyor |
| 4 | 0,91 | 0,624 | Çıkmaz adres yoğunluğu; rapor "izlenemedi" diyor |
Buradaki asıl risk analistin hata yapması değil, hata yaptığını bilmemesi. Yanlış dalın bir özelliği var: düğüm sayısı hızla azalır ve birkaç atlama sonra hiç işlem görülmez. Deneyimli analist bunu "soğutma" diye yorumlayıp izi kapatır; oysa işlem görmeyen bir adres doğru dalda da normaldir. Raporda "iz şu adreste tükendi, çünkü X" yazmıyorsa, tükenme noktası bir bulgu değil, bir eksiklik olabilir. Bu cümleyi sözleşmeye koymanın maliyeti yok; sonradan sormanın maliyeti bütün rapor.
Dağıtım aritmetiği: 1.000 birim, 1.111 adres, 111 analist saati
Failerin en sık kullandığı yöntem karıştırıcı değil, basit dağıtım. Bin birimi on adrese, her birini tekrar ona bölmek iki turda bin adres üretiyor. İşin pahalı tarafı zincir değil, etiketleme: her adresin incelenmesi ve raporlanması gerekiyor.
| Aşama | Adres sayısı | Adres başına tutar | Kümülatif adres | İnceleme süresi (adres başına 6 dk) |
|---|---|---|---|---|
| Başlangıç | 1 | 1.000 | 1 | 0,1 saat |
| 1. tur (10'a böl) | 10 | 100 | 11 | 1,1 saat |
| 2. tur (her biri 10'a) | 100 | 10 | 111 | 11,1 saat |
| 3. tur (her biri 10'a) | 1.000 | 1 | 1.111 | 111,1 saat |
Aynı aritmetik yüzde 2'lik soyma zincirinde farklı davranıyor: her işlemde bakiyenin yüzde 2'si ayrılırsa bakiye 34 işlemde yarıya, 113 işlemde onda bire iniyor. Yani iki strateji var - genişlik (bin adres, 111 saat) ve derinlik (113 işlem, tek zincir). Raporun bütçesi hangi stratejiyle karşılaştığınıza göre belirleniyor; sabit fiyatlı "iz sürme paketi" teklifi bu iki durumun aynı iş olmadığını ya bilmiyor ya söylemiyor.
Buradaki bir ayrıntı Türkiye'de pratik sonuç doğuruyor: dağıtımın son halkasında tutarlar küçüldüğünde adresler borsa yatırma adreslerinde birleşiyor. Bin adet bir birimlik transfer, tek bir borsa hesabında toplanmış olabilir. O hesabı bulduğunuzda geri alınabilir tutar, dağıtılan toplamın tamamı değil, o hesapta kalan bakiyedir. Rapor "1.000 birim izlendi" diyorsa mutlaka "şu anda şu hesapta şu kadar duruyor" satırını da istemelisiniz; ikisi arasındaki fark, dosyanın gerçek değeri.
Borsa yatırma adresi: izin bittiği yer ve donma penceresi
Zincir üzerinde iz, para bir borsanın yatırma adresine girdiğinde bitiyor. Ondan sonrası zincirde görünmüyor: borsa içi transfer, satış ve banka çekişi kendi veritabanında. Bu yüzden dosyanın hızı, zincir analizinin kalitesinden çok borsaya ulaşma hızına bağlı. Aşağıdaki tablo, saatte yüzde 8'in platform dışına çıktığı varsayımıyla kalan olasılığı gösteriyor - bu bir model, ölçüm değil; kendi vakanızda borsanın cevap süresini sorun.
| Geçen süre | Paranın platformda kalma olasılığı | O saatte yapılabilen |
|---|---|---|
| 1 saat | 0,920 | Borsa destek birimine yatırma adresi ve işlem hash'i ile yazılı başvuru |
| 6 saat | 0,606 | Uyum birimi kaydı açıyor; hesap geçici kısıtlanabiliyor |
| 12 saat | 0,368 | Hâlâ anlamlı; savcılık yazısı yetişirse donma şansı yüksek |
| 24 saat | 0,135 | Büyük bölümü çıkmış; kalan bakiyeye tedbir |
| 48 saat | 0,018 | Hesap boş; dosya ceza yargılamasına dönüşüyor |
| 72 saat | 0,002 | Geri alınabilir bakiye pratikte yok |
Bu tablodan çıkan tek pratik sonuç şu: ilk altı saatte yapılan bir yazılı başvuru, üçüncü günde kiralanan en iyi raporun yerini tutuyor. Çoğu mağdur sırayı ters kuruyor - önce firmayı arıyor, sonra borsayı, en son savcılığı. Borsanın uyum birimi ise elinde bir işlem hash'i ve bir başvuru olduğunda hareket ediyor; firma raporu olmadan da hareket edebiliyor. Rapora ödenen para, donmayı hızlandırmıyor; donmanın hukuki gerekçesini üretiyor. İkisini ayrı bütçe kalemleri gibi düşünmek gerekiyor.
Etiket veritabanı: "kimlik" iddiası nereden geliyor
Raporlarda geçen "bu adres şu borsaya ait" cümlesi zincirden gelmiyor; ticari etiket veritabanından geliyor. O veritabanı üç kaynakla büyüyor: borsaların kendi yayımladığı adresler, zincir üstünde gözlenen toplu harcama desenleri ve kullanıcı bildirimleri. Üçüncüsü en zayıf halka; yanlış etiketlendiğinde raporun tamamı o etikete dayandığı için çöküyor.
Etiketin doğruluğunu test etmenin pahalı olmayan bir yolu var: aynı adresi iki farklı sağlayıcıda sorgulayın. İki farklı sonuç çıkıyorsa raporda o adresin borsa adı değil, "borsa olduğu iddia edilen adres" yazması gerekir. Bir de şunu sorun: rapordaki etiketlerin kaçı borsanın kendi yayımladığı listeden, kaçı desen eşleştirmesinden geliyor? İkinci oran yüksekse borsaya yazacağınız mektup daha uzun, cevap alma olasılığı daha düşük olacak - ve o mektup dosyanın geri dönüşü olan tek adım.
Rapordaki tutar üç ayrı şey olabilir
"3,2 milyon TL değerinde varlık çalındı" cümlesi en az üç farklı hesapla kurulabiliyor ve üçü de doğru olabilir. Fark, hangi tarihin ve hangi fiyatın kullanıldığında. Bu ayrım önemli çünkü aynı sayı hem tazminat talebini hem adli para cezasının hesabını etkiliyor.
| Ölçü | Hangi tarih ve fiyat | Kimi korur | Nerede kullanılır |
|---|---|---|---|
| İşlem maliyeti | Varlığın alındığı gün, ödenen TL | Mağdurun gerçek kaybı | Tazminat ve sebepsiz zenginleşme davası |
| Suç anındaki piyasa değeri | Transferin blok zamanı, o anki kur | Kaybın o günkü karşılığı | Ceza dosyasında "menfaat" hesabı |
| Rapor tarihindeki değer | Raporun yazıldığı gün | Hiçbirini tam olarak | Yalnızca bilgi amaçlı; ceza hesabına girmemeli |
| Zirve değer | Varlığın gördüğü en yüksek fiyat | Dosyayı abartır | Hiçbir yerde; itiraz edilirse çürür |
Dördüncü satır sık görülüyor ve dosyayı bozuyor. Varlığın zirve fiyatı üzerinden hesaplanan bir "kayıp" rakamı, bilirkişi incelemesinde düşürülüyor; düşürüldüğünde yalnızca sayı değil, raporun geri kalanına duyulan güven de gidiyor. Doğru talep, üç ölçüyü tarihleriyle birlikte ayrı satırlarda vermek ve hangi hukuki sonuç için hangisinin kullanılması gerektiğini yazmak. Türk ceza hukukunda nitelikli dolandırıcılıkta adli para cezasının alt sınırı, elde edilen menfaatin iki katından az olamıyor; yani rapordaki değerleme satırı doğrudan bir yaptırım girdisi. Bu satırı şişirmek mağdurun lehine görünüyor, pratikte ise dosyanın en kolay saldırılan yerini üretiyor.
TCK 158/1-f mi, 142/2-e mi: hangi madde açılırsa delil değişir
Türkiye'de bu dosyaların çoğu "kripto dolandırıcılığı" diye anılıyor ama aynı olay üç ayrı suç tipine düşebiliyor ve hangisine düştüğü, toplamanız gereken delili değiştiriyor. Ayrımın merkezinde tek bir soru var: mağdur kandırılarak mı kendi iradesiyle gönderdi, yoksa iradesi dışında mı hesabından çıktı?
| Olay örgüsü | Uygulanan tip | Kanıtlanması gereken | Pratik sonucu |
|---|---|---|---|
| Sahte yatırım platformu, "kârınızı çekmek için vergi yatırın" | TCK 158/1-f nitelikli dolandırıcılık | Hile, mağdurun tasarrufu, illiyet | Yazışma, platform arayüzü, ödeme kaydı merkezde |
| Borsa hesabına yetkisiz erişim, şifre ele geçirme | TCK 142/2-e bilişim yoluyla hırsızlık | Yetkisiz erişim, irade dışı çıkış | Erişim kayıtları, cihaz incelemesi, oturum logları |
| Sisteme girip bakiyeyi değiştirme, aldatma yok | TCK 244/4 | Sistemde veri değiştirme | Sistem kayıtları; mağdur beyanı zayıf delil |
| Cihaz ele geçirme, sonra normal transfer | Olay örgüsüne göre 142 veya 244 | Ele geçirme anı ve sonrası | Cihaz adli incelemesi belirleyici |
Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik yaklaşımı şu yönde: bilişim sistemi aldatılamaz, aldatılan insandır. Bu yüzden mağdur kandırılıp kendi elleriyle gönderdiyse dolandırıcılık; şifresi ele geçirilip iradesi dışında çekildiyse hırsızlık. Ayrım kâğıt üzerinde temiz, pratikte ise aynı olayın iki yüzü olabiliyor: fail önce kimlik avıyla şifreyi alıp sonra mağdura "onay kodu girin" derse, o onayın hileye mi yoksa yetkisiz erişime mi ait olduğu tartışılıyor. Bu tartışma sizin lehinize çözülsün istiyorsanız iki kaydı da korumak zorundasınız: yazışmanın tamamı ve hesabın oturum kayıtları. Benzer bir zincir SIM swap vakasında da kuruluyor; hat devri ile hesap ele geçirme arasındaki sıra, madde seçimini belirliyor.
Suç tipi yanlış seçildiğinde kaybettiğiniz şey zaman oluyor: dosya görevsizlik veya ek iddianame ile geri dönüyor, o arada zincirdeki para hareket etmiş oluyor. Bu yüzden suç duyurusu metninde olayı tek bir başlık altında anlatmak yerine iki alternatifi de tarih ve saatle yazmak, savcılığın doğru maddeyi seçmesini kolaylaştırıyor. Ayrıntılı anlatım için SIM swap dosyasında izlenen sıra ve kurumsal e-posta ele geçirme vakasında delil sırası yazılarındaki yöntem aynen geçerli.
Türkiye'de usul: merci, madde, süre
Teknik rapor ne kadar iyi olursa olsun, doğru mercie doğru sırayla gitmezse para durmuyor. Aşağıdaki tablo bir kripto vakasında kullanılan yolları, dayanaklarını ve tipik sürelerini gösteriyor. Satırların hiçbiri tek başına yeterli değil; birbirini besleyen bir zincir kuruyorlar.
| Adım | Dayanak | Tipik süre | Çıktı |
|---|---|---|---|
| Cüzdan ve işlem delilinin dondurulması | Ekran kaydı, cüzdan yedeği, işlem hash'leri; noter onaylı çıktı | Aynı gün | Sonradan itiraz edilemeyecek başlangıç kümesi |
| Suç duyurusu | CMK md. 158 - kolluk veya Cumhuriyet savcılığı | 1-3 gün | Soruşturma numarası |
| Elkoyma talebi | CMK md. 128 ve 128/A - hak ve alacaklara elkoyma | Savcılık kararı ile saatler | Borsa nezdindeki hesaba tedbir |
| Borsaya yazılı başvuru | Platformun kullanım şartları ve uyum birimi prosedürü | 1-10 gün | Hesap kısıtı, işlem kaydı talebi |
| Bilgi ve belge talebi | 5549 md. 6 ve 7 - MASAK'ın bilgi toplama yetkisi | Soruşturma boyunca | Kayıtların resmî yoldan gelmesi |
| Hukuk davası | Sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil hükümleri | Aylar | Ceza dosyasından bağımsız tazminat |
Tablonun en çok atlanan satırı birincisi. Mağdur çoğu zaman ekran görüntülerini telefonunda tutuyor, sonra cihazı değiştiriyor veya uygulamayı siliyor. Cüzdan adresinin kendisine ait olduğunu kanıtlayan şey ekran görüntüsü değil, o adresin anahtarına sahip olduğunuzu gösteren imza veya borsa kaydı. Bu yüzden delil paketi üç şeyi aynı gün toplamalı: adresin sizin olduğunu gösteren imza, gönderim anının kaydı ve karşı tarafın adresi. Bu üçü olmadan, zincirde görünen her şey bir başkasının cüzdanına ait olabilir.
MASAK'a mağdur şüpheli işlem bildirimi yapamaz
Türkçe kaynakların büyük kısmı "MASAK'a şikâyette bulunun" diyor ve bu cümle yanlış. 5549 sayılı Kanun'un 4. maddesi şüpheli işlem bildirimini yükümlülere veriyor: bankalar, ödeme kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları ve Kanun'da sayılan diğer kurumlar. Mağdur bu yükümlüler listesinde değil; yani MASAK'a gidip kendi adına şüpheli işlem bildirimi dosyalayamıyor. Aynı maddenin ikinci fıkrası bir adım daha ileri gidiyor: bildirim yapıldığı bilgisi, işleme taraf olanlar dahil hiç kimseye açıklanamıyor.
Bu iki fıkra birlikte okunduğunda pratik sonuç şu: sizin yapabileceğiniz şey MASAK'a bildirimde bulunmak değil, işlemi yapan kurumun kendi bildirim yükümlülüğünü yerine getirmesini sağlayacak belgeyi üretmek. Yani borsaya yazdığınız başvuru, aynı zamanda o kurumun uyum birimine "bu işlem şüpheli, değerlendirin" demiş oluyor. Kurum değerlendirmesini yapıp gerekirse bildirimi kendisi gönderiyor ve size gönderip göndermediğini söylemek zorunda değil.
Mağdurun doğrudan başvurabileceği merciler başka: Cumhuriyet savcılığı, kolluk birimleri, MASAK'ın koordinasyonunda yürüyen soruşturmalar kapsamında savcılık üzerinden ilerleyen talepler ve Ticaret Bakanlığı'na bağlı tüketici hakem heyetleri - sonuncusu yalnızca mal ve hizmet alımına ilişkin uyuşmazlıklarda. Kripto transferinde taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi yoksa tüketici yolu kapalı. Bu ayrımı bilmemek, haftalarca yanlış kapıda beklemek demek.
Bir de süre meselesi var: yükümlünün şüpheli işlem bildirimi için öngörülen süre iş günüyle sayılıyor ve şüphenin oluştuğu andan itibaren işlemeye başlıyor. Sizin başvurunuz o şüphenin oluşma anını öne çekiyor; bu yüzden başvurunun tarih ve saati önemli. Telefonla arama yerine e-posta veya platform içi destek kaydı kullanmak, ileride "ne zaman bildirdiniz" sorusuna cevap verilebilir bir kayıt bırakıyor.
Karşı taraf platform lisanslı mı: 6362 kontrol listesi
Paranın gittiği platformun Türkiye'de yerleşik olup olmaması, dosyanın en belirleyici bilgisi ve genellikle hiç sorulmuyor. 6362 sayılı Kanun'un 35/B maddesi kripto varlık hizmet sağlayıcılarının Sermaye Piyasası Kurulu'ndan izin almasını zorunlu kılıyor; 35/C maddesi kimlik tespiti yükümlülüğünü aynı Kanun kapsamına alıyor; 109/A maddesi ise izinsiz faaliyet için hapis cezası öngörüyor. Yani "merkezi yurt dışında" diyen bir platformun Türkiye'de faaliyet gösterme biçimi hukuken tanımlı.
| Kontrol | Nerede bakılır | Sonuç ne demek |
|---|---|---|
| SPK izni var mı | Kurulun yayımladığı kripto varlık hizmet sağlayıcı listesi | Varsa muhatabınız belli bir tüzel kişi; yazışma ve tedbir yolu açık |
| Kimlik tespiti yapıyor mu | 6362 md. 35/C ve 5549 kapsamındaki yükümlülükler | Yapıyorsa hesabın sahibi kayıtlı; talep karşılık bulabilir |
| Transfer kuralları uygulanıyor mu | 6362 md. 24/A ve ikincil düzenlemeler | Gönderen/alıcı bilgisi saklanıyor; iz sürme zinciri kapanıyor |
| Türkiye'de temsilci var mı | Şirket bilgisi, kullanım şartları, tebligat adresi | Yoksa tebligat ve icra pratikte imkânsızlaşıyor |
Bu tablonun ikinci satırı, iz sürme raporunun neden bazen işe yaramadığını da açıklıyor: kimlik tespiti yapmayan bir platformda "hesabın sahibi" diye bir kayıt yok. Üçüncü satır ise yeni sayılabilecek bir düzenlemenin sonucu; transfer kuralları uygulandığında gönderen ve alıcı bilgisi platformda saklandığı için, savcılık yazısı ile o bilgiye ulaşma şansı artıyor. Karşı tarafın lisans durumunu bilmeden kiralanan her rapor, hedefi belirsiz bir ok.
Delil zinciri: sekiz kalem
Raporu teslim alırken bakacağınız sekiz kalem var. Hepsi teknik değil; üçü doğrudan sözleşmeyle ilgili. Bu liste, rapordan çok satıcıyı test ediyor.
| # | Kalem | Neden gerekli | Eksikse ne olur |
|---|---|---|---|
| 1 | Başlangıç adresinin sahipliği kanıtı | Zincir sahiplik yazmaz | Bütün iz başkasının cüzdanından başlamış olabilir |
| 2 | Her atlama için işlem hash'i | Yeniden üretilebilirlik | Karşı taraf "göster" dediğinde cevap yok |
| 3 | Küme başına güven düzeyi ve sezgi adı | Kanıt ile tahmin ayrımı | Rapor olduğundan güçlü görünür |
| 4 | Etiket kaynağı | Yanlış etiket tüm kümeyi çürütür | İlk itirazda dosya düşer |
| 5 | Yöntem ve araç sürümü | Aynı veriyle aynı sonuca varılabilmesi | Bilirkişi farklı sonuç üretir |
| 6 | Veri çekim zamanı ve blok yüksekliği | Zincir büyüdükçe geçmiş değişmez ama görünüm değişir | Hangi ana göre yazıldığı tartışmalı olur |
| 7 | Analisti kim, hangi yetkinlikle | Bilirkişi raporuyla yarışacak belge | Mahkeme kendi bilirkişisini atar, süre uzar |
| 8 | Ham veri teslimi (makine okunur) | İkinci bir analistin doğrulaması | Rapor tek kaynak olur; doğrulanamaz |
Sekizinci kalem sözleşmede en çok kısılan madde ve en çok işe yarayan madde. Ham veri teslim edilmiyorsa, raporu ancak satıcı doğrulayabilir; bu, belgeyi bilirkişi karşısında savunmasız bırakıyor. Ham veri istemek satıcıya güvensizlik değil, raporun mahkemede ayakta kalması için gereken tek koşul. Aynı ilke olay müdahalesinde de geçerli: olay müdahale planında kayıtların makine okunur tutulması, sonradan yazılan her raporun değerini belirliyor.
On soru: ödeme yapmadan önce
Aşağıdaki on soru, bir iz sürme hizmetini satın almadan önce sorulabilecek en verimli liste. İyi cevaplar kısa ve sayılı; kötü cevaplar uzun ve sıfatsız.
| # | Soru | İyi cevap | Kötü cevap |
|---|---|---|---|
| 1 | Bu vaka için kaç saat öngörüyorsunuz? | Aralık + varsayım (ör. 40-60 saat, üç tur dağıtım varsayımıyla) | "Paket fiyatımız var" |
| 2 | Küme güvenini nasıl raporluyorsunuz? | Sezgi bazında ayrı satır | "Platformumuz yüzde 95 doğru" |
| 3 | Etiketleriniz nereden geliyor? | Kaynak dağılımı + tarih | "Kendi veritabanımız" |
| 4 | Ham veriyi teslim ediyor musunuz? | Evet, makine okunur format | "Şirket politikası gereği" |
| 5 | Borsa ile daha önce çalıştınız mı? | Hangi borsa, hangi kanaldan, ortalama cevap süresi | "Sektörde tanınıyoruz" |
| 6 | Raporu kim imzalıyor? | Ad, unvan, bilirkişilik geçmişi | "Ekibimiz" |
| 7 | Dava desteği dahil mi? | Duruşma başına ücret veya saat ücreti | "Talep edilirse konuşuruz" |
| 8 | Başarısızlık durumunda ne oluyor? | Sabit ücret + teslim edilen belge | "Geri alınan tutardan yüzde 30" |
| 9 | Veriyi nerede saklıyorsunuz? | Yurt içi veya aktarım dayanağı yazılı | Cevap yok |
| 10 | Bu vakanın ilk üç adımı ne? | Saat ve çıktı ile yazılı | "Analizle başlıyoruz" |
Sekizinci satır ayrı bir yazı konusu ama kısaca: "geri alınan tutardan yüzde 30" modeli, satıcının geri alınacak bir tutar olduğuna dair bir iddiada bulunması demek. O iddia doğruysa zaten parayı biliyor; yanlışsa sizden hiçbir ücret almıyor gibi görünüp zamanınızı alıyor. Sabit ücret artı teslim edilen belge, iki taraf için de ölçülebilir tek model.
Kurtarma dolandırıcılığı: ikinci hırsızlık
Bu alanda paranın ilk kaybından sonra ikinci bir kayıp daha oluyor ve ikincisi ilkinden daha sistematik. Kurtarma dolandırıcılığının iş modeli, mağdurun çaresizliğini fiyatlıyor: zincirde gördüğü adresi gösterip "paranız burada, kurtarma ücreti şu kadar" diyor.
| Senaryo | İstenen | Gerçek | Kaybedilen |
|---|---|---|---|
| "Ön ödeme ile davayı hızlandırıyoruz" | Kaybın yüzde 10-15'i peşin | Dosya açılmıyor | Ön ödeme + üç hafta |
| "Borsada tanıdığımız var, hesabı dondurtacağız" | Masraf + komisyon | Borsa bireysel talebe hesap bilgisi vermiyor | Masraf + savcılık için kaybedilen zaman |
| "Paranızı geri aldık, çekim ücreti yatırın" | Sahte platform bakiyesi karşılığı ücret | Bakiye bir ekran görüntüsünden ibaret | Ücret + kimlik bilgisi |
| "Sizi mağdur listesine ekledik" | Kimlik, adres, cüzdan bilgisi | Veri toplama | Sonraki hedefleme |
Bu tablodaki ortak nokta şu: hiçbiri sizden bir belge istemiyor, sadece ödeme istiyor. Gerçek bir iz sürme işi sizin delilinizi ister - işlem hash'i, cüzdan adresi, tarih. Delil istemeyen teklif, teklif değil. İkinci bir kontrol daha var: aynı işlem hash'ini iki farklı firmaya verdiğinizde benzer bir ilk rapor çıkıyorsa, iş gerçekten zincirde demektir; iki firma birbirinden tamamen farklı "kümeler" gösteriyorsa en az biri uyduruyor - ve hangisi olduğunu anlamanın yolu ham veriyi istemek.
Kurtarma vaadi veren bir yazışmada size "bize güvenmek zorundasınız" deniyorsa, o cümle tek başına yeterli bir uyarı. Hiçbir analiz güven üzerine kurulmaz; doğrulanabilirlik üzerine kurulur. Aynı mantık hesap kurtarma hizmetlerinde de geçerli: hesap kurtarma yollarının hepsi platformun kendi onay akışından geçiyor, arka kapıdan değil.
Ücret neye göre değişir
Fiyat farklarının büyük kısmı kaliteden değil, kapsamdan geliyor. Aynı vakaya iki firma iki farklı fiyat verdiyse, karşılaştırılması gereken şey tutar değil, kapsam satırları.
| Kalem | Neye göre artar | Neye göre azalır |
|---|---|---|
| İz sürme derinliği | Atlama sayısı, dağıtım turu, karıştırıcı kullanımı | Para borsaya girmişse iz orada bitiyor |
| Ağ sayısı | Köprü kullanımı, zincir değişimi | Tek zincir içinde kalmışsa |
| Belge düzeyi | Bilirkişi standardında rapor, ham veri teslimi | Yalnızca özet tablo |
| Dava desteği | Duruşma sayısı, bilirkişiye cevap yazımı | Rapor teslimi ile iş bitiyorsa |
| Acil müdahale | 24 saat içinde başlama, hafta sonu | Planlı başlangıç |
Fiyatı saat üzerinden kurmak iki taraf için de daha dürüst: saat, kapsam değiştiğinde otomatik olarak değişiyor. Sabit paket fiyatı ise sessizce kapsamı kısıyor - genellikle de en pahalı kalemden, yani ham veri teslimi ve dava desteğinden. Sızma testinde de aynı mekanizma çalışıyor; sızma testi fiyatlandırmasında kapsamın nasıl okunacağını aynı yöntemle anlatmıştık: satır satır kapsam, sonra fiyat.
Bu yazının yapmadığı şey
Bu metin bir iz sürme yöntemi anlatıyor ve bilerek bazı şeyleri anlatmıyor: anahtar çıkarma, hesap ele geçirme, cüzdan şifresi kırma, bir başkasının adresini kendi kontrolünüze alma. Bunların hiçbiri iz sürmenin parçası değil. Buradaki bütün adımlar ya herkese açık zincir verisiyle ya da sizin kendi delilinizle çalışıyor.
Sınırın hukuki tarafı da net: 6698 sayılı Kanun kapsamında bir kişinin kimlik bilgisine ulaşmak, onu bir platformdan talep etmek veya bir üçüncü taraftan satın almak sizin yapabileceğiniz bir iş değil. O bilgiyi yalnızca yetkili merciler, yetkili kurumlardan isteyebiliyor. Özel bir firmanın "kimlik tespiti yaptık" demesi, o tespitin size verilebileceği anlamına gelmiyor; rapor size kümeyi ve gerekçesini verir, kimliği savcılık alır. Bu ayrımı bulanıklaştıran teklifler genellikle hem hukuka hem de kendi sözleşmelerine aykırı çalışıyor.
Aynı sınır, açık kaynak istihbaratı için de geçerli: herkese açık veriyi toplamakla bir kişiyi hedef almak arasındaki çizgi, verinin niteliğinde değil kullanım amacında çiziliyor. OSINT yazısında bu çizgiyi ayrıntılı işledik. Kripto vakasında pratik kural şu: adres, işlem ve zaman herkese açık; ad, soyad, adres ve telefon değil. Raporun gücü, ikinci gruptan bir şey iddia etmeden birinci grupla ne kadar ileri gidebildiğinde.
Kapanış: takip edilecek beş sayı
Bir kripto vakasında teknik tarafı özetleyen beş sayı var. Bu beşini takip etmek, hem raporu değerlendirmek hem de süreci yönetmek için yeterli.
| Sayı | Nereden gelir | Neden önemli |
|---|---|---|
| Atlama sayısı | Rapordaki zincir uzunluğu | Güvenin bileşik olarak düştüğü yer; 10 atlamada yüzde 54 |
| Küme güveni | Sezgi bazında ayrı satırlar | Kanıt ile tahmin arasındaki fark |
| Borsaya giriş zamanı | Blok zaman damgası | Donma penceresinin başlangıcı |
| Hesapta kalan tutar | Borsanın yazılı cevabı | Geri alınabilir gerçek değer |
| Belge sayısı | Dosyadaki delil kalemleri | Bilirkişi karşısında ayakta kalma olasılığı |
Bu beş sayının hiçbiri "kim yaptı" sorusuna cevap vermiyor; dördü "para nerede ve ne kadar güvenle biliyoruz", biri "ne kadar belge var". Bir raporda bu beş satır yoksa, raporun sonuç cümlesine değil, eksik olan satırlara bakmak gerekiyor. Kripto vakalarında en sık yapılan hata, ilk gün kaybedilen saatleri telafi etmeye çalışırken usulü atlamak; oysa dosyayı kazandıran şey çoğu zaman en sıkıcı belge oluyor. Kayıt tarafında da aynı disiplin gerekiyor: KVKK teknik tedbirler ve kanıt rehberi, hangi kaydın hangi iddiayı taşıyabildiğini tablo hâlinde veriyor.
Sık sorulan sorular
Çalınan kripto para geri alınır mı? Bazen, ve tamamen hıza bağlı. Para bir borsaya girdiyse ve hesap ilk saatlerde kısıtlanırsa geri alınabilir tutar anlamlı olabilir; saatteki çıkış hızı yüzde 8 varsayımıyla 24 saat sonra platformda kalma olasılığı yüzde 13,5'e, 72 saat sonra binde 2'ye iniyor. Zincirde kalan ama hiçbir borsaya girmemiş para ise teknik olarak görünür, hukuken ulaşılamaz - anahtarı elinde tutan kişiye ulaşmak ayrı bir iş.
Blockchain analiz raporu mahkemede delil olur mu? Bilirkişi raporuna destek olarak evet, tek başına değil. Raporun ciddiye alınması için üç şey gerekiyor: başlangıç adresinin size ait olduğunun kanıtı, her atlamada yeniden üretilebilir işlem hash'i ve ham veri teslimi. Ham veri yoksa raporu yalnızca satıcı doğrulayabilir; bu da bilirkişi karşısında zayıf bir konum.
MASAK'a şüpheli işlem bildirimi yapabilir miyim? Hayır. 5549 sayılı Kanun'un 4. maddesi bu bildirimi yükümlülere -bankalar, ödeme kuruluşları, kripto varlık hizmet sağlayıcıları- veriyor ve aynı maddenin ikinci fıkrası bildirimin kimseye açıklanamayacağını söylüyor. Mağdurun yolu Cumhuriyet savcılığına suç duyurusu, CMK kapsamında elkoyma talebi ve işlemi yapan kuruma yazılı başvuru.
Borsa hesabı ne kadar sürede dondurulur? İki ayrı süreç var. Platformun kendi uyum birimi, doğrulanabilir bir başvuru aldığında hesabı geçici olarak kısıtlayabiliyor; bu saatler içinde olabiliyor. Hukuki anlamda elkoyma ise savcılık kararıyla ve borsanın yazılı talebe cevap süresiyle ilerliyor. İkisini birbirine karıştırmamak gerekiyor: kısıt geçici, elkoyma kalıcı ve dosyanın asıl hedefi.
Kripto iz sürme ücreti ne kadar? Kapsama göre değişiyor ve tek bir sayı vermek yanıltıcı. Fiyatı belirleyen kalemler iz derinliği, ağ sayısı, belge düzeyi, dava desteği ve acil başlangıç. Saat üzerinden kurulan teklif, kapsam değiştiğinde kendiliğinden değiştiği için iki taraf açısından da daha dürüst; sabit paket fiyatı ise genellikle en pahalı kalemden, ham veri teslimi ve dava desteğinden kısıyor.
Adresimi kimse bilmiyor, yine de izlenebilir miyim? Evet. Zincir adresi takma adlıdır, anonim değil. Adresin kimseye söylenmemiş olması, işlem deseninizin görünmesini engellemiyor; ortak girdi, değişiklik çıktısı ve yatırma adresi tekrarı gibi sezgilerle adresler birbirine bağlanıyor. Anonimlik iddiası, adresin hiç kullanılmamasıyla değil, desenlerin kırılmasıyla ilgili.
Kripto iz sürme yasal mı? Herkese açık zincir verisini incelemek ve kendi işlemlerinizi belgelemek yasal. Yasal olmayan kısım, bir kişinin kimlik bilgisine izinsiz ulaşmak veya bir platformdan yetkisiz yollarla hesap bilgisi almak. Rapor size kümeyi ve gerekçesini verir; kimliği yalnızca yetkili merciler yetkili kurumlardan isteyebilir.
Karıştırıcı kullanan fon izlenebilir mi? Kısmen. Karıştırıcı bir havuzda fonları birleştirip dağıtıyor; çıkışta tutar ve zaman eşleştirmesi zayıflıyor, güven hızla düşüyor. Pratikte iz, havuzun girişinde ve çıkışında iki ayrı küme olarak duruyor ve aradaki bağ olasılık ifadesine dönüşüyor. Dürüst bir rapor bu noktayı "iz burada koptu" diye yazar; kopmayı gizleyip kesin bir sonuç sunan rapor, ilk itirazda çürür.
Profesyonel yardıma mı ihtiyacınız var?
Yetkili kurtarma, güvenlik testi ve olay desteği için doğrulanmış etik hackerlarla çalışın.
Hacker kirala →Sorularınız mı var? Uzmanlarımız yardıma hazır.
Ücretsiz danışma için bize ulaşın →

